500+ madde
- agumakkelimef.Ağılamak; zehirlemek.
- ağaçlamakkelimef.Ağaçlandırmak.
- ağaçlandırmakkelimef.Boş ve çıplak araziyi, yol ve bahçe gibi yerlere ağaç dikerek yeşillendirmek.
- ağartmakkelimef.Ağarmasını sağlamak, beyazlatmak.
- ağdalandırmakkelimef.Bir tatlının şerbetini ağdalı hâle getirmek.
- ağdalaştırmakkelimef.Tatlıların şerbetini bilerek koyulmak suretiyle ağda durumuna getirmek.
- ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
- ağılamakkelimef.Zehirlemek.
- ağılatmakkelimef.Zehirleme işini bir başkasına yaptırmak.
- ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
- ağırlamakkelimef.Misafire itibar edip ikramda bulunmak; eğlendirmek; ikram etmek; izaz etmek; kabul etmek; konuk etmek; konuklamak; misafir etmek; ululamak.
- ağırlaştırmakkelimef.Ağır hâle getirmek; ağırlaşmasına sebep olmak.
- ağırlatmakkelimef.Ağırlanmasını sağlamak.
- ağıştırmakkelimef.Üstü kapalı anlatmak; ima etmek.
- ağıtlamakkelimef.El kol ve vücut hareketleri ile karşısındakini sakındırmak.
- ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
- ağızlandırmakkelimef.Ağızlanmasını sağlamak; ağızlanmasına neden olmak.
- ağızlatmakkelimef.Keskinliği kaybolmuş bir kesici aleti bilemek.
- ağızlıklamakkelimef.Doğru yolu göstermek.
- ağlamakkelimef.Tarlayı çit ile çevirmek.
- ağlatmakkelimef.Birinin ağlamasına yol açmak.
- ağnamakkelimef.Anlamak.
- ağrıtmakkelimef.Vücudun bir parçasının ağrımasına sebep olmak, acıtmak.
- ağrıtmakkelimef.bknz. ağartmak
- ağulamakkelimef.bknz. ağılamak
- aharlamakkelimef.Yıpranmış veya yüzeyi pürüzlü bir kâğıdı yazı yazılabilecek hâle getirmek için ahar sürerek parlatmak, kalemin kaymasını sağlamak üzere cilalamak.
- ahbunlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübre dökmek.
- ahdarmakkelimef.Devşirmek; toplamak.
- ahenkleştirmekkelimef.Uyum sağlar hâle getirmek.
- ahırlatmakkelimef.Hayvanı ahıra alıştırmak.
- ahmaklaşmakkelimef.Bir an için şaşırmak; bocalamak.
- ahmaklaştırmakkelimef.Birini, aklı işlemez ve zekâsını kullanamaz hâle getirmek; ahmaklaşmasına neden olmak; aptallaştırmak.
- ahpunlamakkelimef.Gübrelemek; gübre atmak.
- ahsatmakkelimef.Aksatmak; topallatmak.
- ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
- ahzetmekkelimef.Ar.Almak; kabullenmek.
- akaçlamakkelimef.İstenmeyen bir sıvıyı bulunduğu ortamdan çeşitli teknikler kullanarak uzaklaştırmak, atmak; tahliye etmek.
- akartmakkelimef.Ağartmak; beyazlatmak.
- akdarmakkelimef.Yere yıkmak; alt etmek; devirmek; yenmek.
- akdetmekkelimef.Ar.Düzenlemek; yapmak.
- akdurmakkelimef.Akıtmak.
- akılamakkelimef.Cömert saymak; cömertliğe nispet etmek.
- akıllandırmakkelimef.Uslandırmak, terbiye etmek; yola getirmek.
- akılmakkelimef.Şaşırtmak; şaşalatmak.
- akırlamakkelimef.Ağırlamak.
- akışkanlaştırmakkelimef.Akışkan duruma getirmek; akışkan olmasını sağlamak.
- akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
- akıttırmakkelimef.Akıtmak işini yaptırmak; akıtmak işini başkasına yaptırmak.
- akızmakkelimef.Akın ettirmek.
- aklamakkelimef.Beyazlaştırmak; ağartmak.