1. agumakkelimef.Ağılamak; zehirlemek.
  2. ağaçlamakkelimef.Ağaçlandırmak.
  3. ağaçlandırmakkelimef.Boş ve çıplak araziyi, yol ve bahçe gibi yerlere ağaç dikerek yeşillendirmek.
  4. ağartmakkelimef.Ağarmasını sağlamak, beyazlatmak.
  5. ağdalandırmakkelimef.Bir tatlının şerbetini ağdalı hâle getirmek.
  6. ağdalaştırmakkelimef.Tatlıların şerbetini bilerek koyulmak suretiyle ağda durumuna getirmek.
  7. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  8. ağılamakkelimef.Zehirlemek.
  9. ağılatmakkelimef.Zehirleme işini bir başkasına yaptırmak.
  10. ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
  11. ağırlamakkelimef.Misafire itibar edip ikramda bulunmak; eğlendirmek; ikram etmek; izaz etmek; kabul etmek; konuk etmek; konuklamak; misafir etmek; ululamak.
  12. ağırlaştırmakkelimef.Ağır hâle getirmek; ağırlaşmasına sebep olmak.
  13. ağırlatmakkelimef.Ağırlanmasını sağlamak.
  14. ağıştırmakkelimef.Üstü kapalı anlatmak; ima etmek.
  15. ağıtlamakkelimef.El kol ve vücut hareketleri ile karşısındakini sakındırmak.
  16. ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
  17. ağızlandırmakkelimef.Ağızlanmasını sağlamak; ağızlanmasına neden olmak.
  18. ağızlatmakkelimef.Keskinliği kaybolmuş bir kesici aleti bilemek.
  19. ağızlıklamakkelimef.Doğru yolu göstermek.
  20. ağlamakkelimef.Tarlayı çit ile çevirmek.
  21. ağlatmakkelimef.Birinin ağlamasına yol açmak.
  22. ağnamakkelimef.Anlamak.
  23. ağrıtmakkelimef.Vücudun bir parçasının ağrımasına sebep olmak, acıtmak.
  24. ağrıtmakkelimef.bknz. ağartmak
  25. ağulamakkelimef.bknz. ağılamak
  26. aharlamakkelimef.Yıpranmış veya yüzeyi pürüzlü bir kâğıdı yazı yazılabilecek hâle getirmek için ahar sürerek parlatmak, kalemin kaymasını sağlamak üzere cilalamak.
  27. ahbunlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübre dökmek.
  28. ahdarmakkelimef.Devşirmek; toplamak.
  29. ahenkleştirmekkelimef.Uyum sağlar hâle getirmek.
  30. ahırlatmakkelimef.Hayvanı ahıra alıştırmak.
  31. ahmaklaşmakkelimef.Bir an için şaşırmak; bocalamak.
  32. ahmaklaştırmakkelimef.Birini, aklı işlemez ve zekâsını kullanamaz hâle getirmek; ahmaklaşmasına neden olmak; aptallaştırmak.
  33. ahpunlamakkelimef.Gübrelemek; gübre atmak.
  34. ahsatmakkelimef.Aksatmak; topallatmak.
  35. ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
  36. ahzetmekkelimef.Ar.Almak; kabullenmek.
  37. akaçlamakkelimef.İstenmeyen bir sıvıyı bulunduğu ortamdan çeşitli teknikler kullanarak uzaklaştırmak, atmak; tahliye etmek.
  38. akartmakkelimef.Ağartmak; beyazlatmak.
  39. akdarmakkelimef.Yere yıkmak; alt etmek; devirmek; yenmek.
  40. akdetmekkelimef.Ar.Düzenlemek; yapmak.
  41. akdurmakkelimef.Akıtmak.
  42. akılamakkelimef.Cömert saymak; cömertliğe nispet etmek.
  43. akıllandırmakkelimef.Uslandırmak, terbiye etmek; yola getirmek.
  44. akılmakkelimef.Şaşırtmak; şaşalatmak.
  45. akırlamakkelimef.Ağırlamak.
  46. akışkanlaştırmakkelimef.Akışkan duruma getirmek; akışkan olmasını sağlamak.
  47. akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
  48. akıttırmakkelimef.Akıtmak işini yaptırmak; akıtmak işini başkasına yaptırmak.
  49. akızmakkelimef.Akın ettirmek.
  50. aklamakkelimef.Beyazlaştırmak; ağartmak.