500+ madde
- amurtmakkelimef.Sakinleştirmek; teskin etmek; yatıştırmak; dindirmek.
- amuşmakkelimef.Çıkışma ve kınamadan dolayı bozulmak; apışıp kalmak; apışmak.
- anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- analamakkelimef.Ana edinmek; ana demek.
- ançakelimezf.O kadar; ... kadar; o türden (işaret ve kişi zamiri ol’un eşitlik durumuöyle; onca; o kadar.
- andkelimeis.eT.Ant; yemin; ahit; söz verme.
- andakelimezm.O zamirinin bulunma-çıkma durumu; onda.
- andagkelimezf.eT.Böylece; bu suretle; böyle; o kadar.
- andankelimezm.Üçüncü teklik kişi ve işaret zamirinin ayrılma hâlinde iken aldığı biçim; ondan; ondan sonra.
- andgarmakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- andıgkelimeis.Elek kalbur gibi şeylerin kasnağı.
- andıkmakkelimef.Ant içmek; yemin etmek.
- andınkelimeis.Beylerin hizmetçisi; bunların adlarının yazıldığı defter.
- andınkelimezm.Oradan; ondan [Yüknekî]
- angkelimeis.Av hayvanı; avlanmış hayvan.
- angkelimeis.Yanak.
- angakelimesf.Değersiz; kıymetsiz.
- angdımakkelimef.Av için pusuya yatmak; yakalamak için tuzak kurmak; hile yapmak; etrafını sarmak.
- angduzkelimeis.Andız; atın karnı ağrıdığında bu bitkinin kökü ile tedavi edilir.
- angılkelimezf.Büsbütün; tamamıyla.
- angılamakkelimef.(Eşek için) anırmak.
- angıtkelimeis.eT.Kanatları kiremit renginde, ördeğe benzer bir tür kuş; angut.
- angıtmakkelimef.Şaşırtmak.
- angızkelimeis.Anız; ekin biçildikten sonra tarlada kalan sapları.
- anglamakkelimef.Akıl erdirmek; anlamak.
- angutkelimeis.İçecek şeylerde kullanılan huni.
- anıkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un yükleme durumu; onu; onları. [Yüknekî]
- anınkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un ilgi durumuonun.
- anıngkelimezm.Teklik üçüncü kişi zamiri; o.
- anukkelimesf.Hazır; mevcut; var; .
- anuklamakkelimef.Hazır bulunmak.
- anuklukkelimeis.Hazırlanma; hazırlık.
- anumakkelimef.Hazırlanmak.
- anumıkelimeis.Cüzam hastalığı.
- anunmakkelimef.Hazırlanmak; hazır olmak. [Yüknekî]
- anutgankelimesf.Daima hazırlıklı olan; hazırlanan.
- anutmakkelimef.Hazırlamak.
- apkelimee.Olumsuzluk bildiren edat; her ne kadar; gerek; ister.
- apakelimeis.Ata; dede; cet.
- aplankelimeis.Bir tür fare.
- arkelimesf.Kestane rengi; kumral; konural.
- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- aralamakkelimef.İki şey arasını biraz açmak, biraz boşluk meydana getirmek; ayırt etmek; arayı açmak; aralık bırakmak.
- arankelimeis.Moğ.Ahır; tavla.
- aranlıgkelimesf.Ahırlı; ahırı olan.
- arçıkelimeis.Heybe.
- ardutalkelimeis.Hamam otu.
- argagkelimeis.Balık oltası.
- argamakkelimef.Atkı atmak.
- argarmakkelimef.Yormak.