1. agrımakkelimef.Ağrımak
  2. agrınmakkelimef.Ağrımak; acı duymak.
  3. agrışmakkelimef.Ağrışmak; sızlanmak.
  4. agrıtmakkelimef.Ağrı vermek; ağrıtmak; acıtmak.
  5. agruklanmakkelimef.(Bir iş veya yükü) ağır saymak; ağırsınmak.
  6. agrumakkelimef.Ağırlaşmak.
  7. agsamakkelimef.Ağmak istemek.
  8. agtarılmakkelimef.Yere vurulmak.
  9. agtarmakkelimef.Aktarmak; devirmek; yenmek.
  10. agtılmakkelimef.Yere vurulmak.
  11. agukelimeis.Ağı; zehir [Yüknekî]
  12. agujkelimeis.Memeli hayvanların doğurduklarında verdikleri ilk süt.
  13. agujlugkelimesf.Ağızlı, ilk sütü bulunan.
  14. agukmakkelimef.Zehirlenmek; ağılanmak.
  15. agulamakkelimef.Ağılamak.
  16. agurşakkelimeis.Ağırşak.
  17. aguzkelimeis.Memeli hayvanların doğurduklarında verdikleri ilk süt; ağız.
  18. ahlamakkelimef.Sıkıntı ve üzüntü sebebiyle “Ah!” sesi çıkararak iç çekmek; göğüs geçirmek.
  19. ahsakkelimesf.Aksak, topal
  20. ahşamkelimeis.Akşam
  21. ahsamakkelimef.Aksamak topallamak.
  22. ahsatmakkelimef.Aksatmak; topallatmak.
  23. ahsumkelimesf.Sarhoşlukta kavga eden.
  24. ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
  25. ajmukkelimeis.Ak şap.
  26. ajunkelimeis.Soğd.Varlık biçimi; hayat.
  27. akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
  28. akıkelimesf.Cömert; eli açık. [Yüknekî]
  29. akılamakkelimef.Cömert saymak; cömertliğe nispet etmek.
  30. akılıkkelimeis.Cömertlik; seleklik. [Yüknekî]
  31. akılmakkelimef.Şaşırtmak; şaşalatmak.
  32. akımkelimesf.Bir defada akacak kadar olan; akım.
  33. akınçıkelimeis.Gece baskını yapan asker; akıncı.
  34. akındıkelimeis.Akıntı.
  35. akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
  36. akıtgankelimesf.Akıtan.
  37. akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
  38. akıyagakkelimeis.İç ceviz; ceviz içi.
  39. aklışmakkelimef.Akışmak.
  40. akrukelimesf.Yavaş.
  41. akrunkelimesf.Yavaş.
  42. akturmakkelimef.Yükseltmek.
  43. akurkelimeis.Ahır.
  44. alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
  45. alkelimesf.eT.Alev rengi parlak kırmızı.
  46. alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
  47. alakelimezf.Acele etmeden; yavaş.
  48. alaçukelimeis.Alacık; çadır.
  49. alaçulanmakkelimef.Çadır edinmek.
  50. alangırkelimeis.Tarla faresi; geleni.