105 madde
- açıkelimesf.eT.Acı; acı olan; ekşi.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- anarıberikelimeis.eT.Bir özelliği olmayan eşya; öteberi; bayağı eşya.
- andkelimeis.eT.Ant; yemin; ahit; söz verme.
- andagkelimezf.eT.Böylece; bu suretle; böyle; o kadar.
- arışkelimeis.eT.Dokuma tezgâhında uzunlamasına gerilmiş olan ipler; eriş; çözgü.
- asıkelimeis.eT.Yarar; fayda.
- avuçkakelimeis.eT.Başkan; reis.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
- azıglıgkelimesf.eT.Azılı; korkunç; azı dişi belirmiş olan.
- azıkkelimeis.eT.Yiyecek; erzak; nevale.
- azılmakkelimef.eT.Yanılmak. [Yüknekî]
- azlanmakkelimef.eT.Yanılmak; hata etmek.
- balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
- baltokelimeis.eT.Balta.
- baltukelimeis.eT.Balta.
- barkkelimeis.eT.Barınak; ev bark; konut; ev; bina; mesken.
- bayımakkelimef.eT.Zengin olmak; varlıklanmak.
- belegkelimeis.eT.Hediye.
- benkelimezm.eT.Teklik birinci kişi zamiri. .
- benkelimeis.eT.Leke; benek.
- berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
- biçekkelimeis.eT.Bıçak.
- bögükelimesf.eT.Dirayetli; anlayışlı; bilge; hakîm.
- botakelimeis.eT.Deve yavrusu.
- boylugkelimesf.eT.Boylu.
- bürükkelimeis.eT.Şalvar gibi şeylerin uçkurunda bulunan yuvarlak ip.
- çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
- çalpangkelimeis.eT.Sıvık çamur.
- çalpaşkelimeis.eT.Elbiseye ya da ele bulaşan meyve yapışkanı.
- çalpaşlanmakkelimeeT.. (El vb. için) yapışkan olmak; meyve yapışkanı gibi bir şey bulaşmak.
- çarımkelimeis.eT.Dava; iddia; itiraz.
- çekinmekkelimef.eT.Bohça bağlamayı üzerine almak; bohçayı kendi kendine bağlamak.
- çekinmekkelimef.eT.Kendi kitabına nokta koymak; kitabını noktalamak.
- çepişkelimeis.eT.Altı aylık keçi yavrusu; çepiç.
- çerkeşmekkelimef.eT.Saf hâline gelmek; sıralanmak; dizilmek; düzelmek.
- çıkrışmakkelimef.eT.Hep birlikte bir şeyin ortaya çıkması, anlaşılması için çalışmak; çıkarmakta yardım ve yarış etmek.
- dangalkelimeis.eT.Saman kesmiği.
- degrekelimeis.eT.Daire.
- degülkelimeis.eT.Değil.
- demregikelimeis.eT.Temreği.
- denglükelimezf.eT.Denli; kadar.
- devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- dilemsinmekkelimef.eT.bknz. tilemsinmek
- dilkükelimeis.eT.Tilki.
- dinglemekkelimef.eT.Dinlemek; kulak vermek
- dirmekkelimef.eT.Toplamak; dermek.
- dirsgekkelimeis.eT.Dirsek.
- döklünmekkelimef.eT.Dökülmek.