500+ madde
- ağza komakdeyimYemek.
- ağzı açıkdeyimSaf; şaşkın; budala; avanak; aptal.
- ağzı ayrılmakdeyimBir şeyi hayran hayran dinlemek veya seyretmek.
- ağzı boşunadeyimBoş yere; faydasız; boşu boşuna.
- ağzı doludeyimKaba konuşan; sövmeyi huy edinmiş.
- ağzı esenlideyimAğzından dua eksik olmayan; tatlı dilli kimse.
- ağzı güzeldeyimKibar konuşan; terbiyeli konuşan.
- ağzı karadeyimFitneci; ara bozucu; dedikoducu; kovcu.
- ağzı kara olmakdeyimSözle bozulmak; susturulmak; utandırılmak.
- ağzı keşlideyimYerli yersiz konuşan; tatsız sözler söyleyen; can sıkıcı sözler eden.
- ağzı kilitlenmekdeyimSöz söyleyememek.
- ağzı kilitlideyimSır saklamasını bilen.
- ağzı kulağına yakındeyimUyanık; aklı başında; anlayışlı.
- ağzı limandeyimAğzına kadar dolu.
- ağzı yomludeyimAğzı uğurlu; sözü hayırlı kimse.
- ağzı yukarıdeyimSırt üstü.
- ağzı yumukdeyimİçi kıymalı bir tür börek.
- ağzı yumuludeyimSır saklamasını bilen.
- Ağzın fal ola!deyimGeleceğe ilişkin olarak söylenen bir dileğin ya da sözün doğru çıkması için söylenen bir temenni sözü.
- ağzına deve tepmekdeyimBir tartışmada gereken karşılığı verememek; susmak.
- ağzını bozmakdeyimKaba ve çirkin sözler söylemek.
- ağzını gegelemekdeyimBirinin söylediklerini alaylı biçimde tekrarlamak.
- ağzını geveletmekdeyimLaf karıştırmak; sözü gevelemek.
- ağzını sangıtmakdeyimİki tarafına şaşkın şaşkın bakınmak.
- ağzını silmekdeyimBir konu hakkında söz söylememeye veya işe barışmamaya karar vermek.
- ağzını yaymakdeyimYersiz ve çok konuşmak.
- ağzını yumakdeyimBir konu hakkında söz söylememeye veya işe karışmamaya karar vermek.
- ahbın tarladeyimGübrelenmiş tarla.
- ahenk yerideyimOyun yeri.
- ahır evdeyimKöy evlerinde ahıra bitişik olan oda.
- ahmak hölüdendeyimİnce ve sürekli yağan yağmur.
- ahmak yaşartandeyimGüneş varken yağan hafif yağmur.
- ahretlik yoklamasıdeyimBir tür kan kardeşliği.
- ak bahtdeyim. İyi talih.
- ak bakladeyimBeyaz kuru fasulye.
- ak başdeyimTane tutmamış çavdar başağı.
- ak basmakdeyimGözlere beyaz leke inmek.
- ak bezdeyimBeyaz patiska; kaput bezi.
- ak bulutdeyimKışın görülen yağmur bulutu; pamuk bulutları.
- ak burundeyimBurnu beyaz olan köpek.
- ak çalıdeyimÇit yapmakta kullanılan dikenli bir çalı.
- ak cinni (cinli)deyimRakı.
- ak dalakdeyimYol kenarlarında biten ısırgan otu.
- ak darıdeyimBeyaz mısır.
- ak dikmelerdeyimKireçli topraktaki düzenli sel yarıntıları.
- ak dondeyimSoğuk gecelerde donmuş çiy; kırağı.
- ak doncakdeyimYarı giyinik; iç pantolonu ile.
- ak dutdeyimBeyaz dut.
- ak fatmadeyimLor tatlısı.
- ak gökdeyim(Sebze, meyve için) iyi kötü; yarı olmuş, yarı olmamış.