500+ madde
- canını cehenneme göndermekdeyimÖldürmek.
- çarkına okumakdeyimBozmak, berbat etmek; yıkmak.
- carmaçur yapmakdeyimRakı içmek.
- carta çekmekdeyimYellenmek.
- cartayı çekmekdeyimÖlmek.
- cavlağı çekmekdeyimÖlmek.
- caz yapmakdeyimGevezelik etmek; boşa konuşmak.
- Çekiver kuyruğunudeyim"Artık ondan hayır gelmez, peşini bırak." anlamında kullanılır.
- ceza kesmekdeyimPara cezasına çarptırmak.
- cicozu çekmekdeyimYok olmak; savuşmak.
- çifte kavrulmuşdeyimUfak ufak kesilmiş sert lokum.
- cilaya gelmekdeyimSarhoşluğun etkisi ile iyice neşelenmek
- dalga motordeyimSevgili; ilişki kurulan kimse.
- dalgasına taş atmakdeyimBirinin düzenini bozmak, rahatını kaçırmak.
- dalgaya düşmekdeyimDalgınlıkla unutmak, yanılmak.
- dalgaya düşürmekdeyimBirisini meşgul ederek dikkatini dağıtmak.
- dalgaya getirmekdeyimBirinin dalgınlığından yararlanarak aldatmak.
- dalız etmekdeyimDalmak; girmek.
- dam ağasıdeyimHapishanede egemenlik kurmuş tutuklu; koğuş dayısı.
- dans etmekdeyimMüziğin ritmine uygun olarak estetik değer taşıyan vücut hareketleri yapmak.
- davul etmekdeyimKızdırmak.
- davul tozudeyimGerçekleşmesi imkânsız olay.
- davulcu osuruğu gibi araya gitmekdeyim(Başka zamanlarda önem arz etmesine rağmen) gürültü patırtı arasında dikkati çekmemek, ilgi görmemek.
- davulu deldirmekdeyim(Erkek için) ilk kez eşcinsel ilişkide edilgin olmak.
- defterikebirden okumakdeyimÇok ağır küfürleri ardı ardına sıralamak.
- dehşet palasdeyimKarakol binası.
- deliğe girmekdeyimHapse girmek; tutuklanmak.
- deliğe tıkmakdeyimHapsetmek; tutuklamak.
- demir almakdeyimDemiri deniz dibinden kaldırıp geminin üzerine çekmek; denizde yol almaya hazırlanmak.
- demir atmakdeyimGemiyi istenilen yerde tutmak için çapayı denize salmak.
- deniz kızıdeyimBelden aşağısı balık biçiminde, belden yukarısı kadın görünümünde, kayalıklar üzerinde şarkı söyleyen bir masal yaratığı.
- deste kaçkınıdeyimGiyimi düzgün olmakla birlikte, bulunduğu ortama uygun düşmeyen.
- desteksiz atmakdeyimAşırı abartmak.
- deve yapmakdeyimKendisinin olmayan bir şeyi sahiplenmek; kandırarak veya zorla almak.
- deveye binmekdeyimEsrar çekmek.
- dibini görmekdeyim(Erkek için) bıkmadan uzun süre çok cinsel ilişkide bulunmak.
- dikine tıraşdeyimDinleyeni kızdıracak biçimde söylenen yalan; aşırı palavra.
- dikiz etmekdeyimSezdirmeden bakmak.
- dikiz geçmekdeyimİyice gözden geçirmek; gözetlemek.
- dikiz sirkafıdeyimGözlük.
- dikizleri aynalaşmakdeyimGözleri parlamak.
- Dinine yandığım!deyimLanetleme sözü.
- diş çekmekdeyimBirini döverek dişlerinin kırılmasına neden olmak.
- diskur geçmekdeyimNutuk çeker gibi konuşmak; uzun konuşmak.
- doksana girmekdeyimBir kadın veya kızın bacak arasını, kasıklarını ellemek.
- dolduruşa gelmekdeyimKandırılmak, aldanmak.
- dolduruşa getirmekdeyimBirini kandırmak, aldatmak.
- dolma yemekdeyimYalana, hileye kanmak.
- dolmayı yutmakdeyimYapılan hilenin farkına varmadan aldanmak; kandırılmak.
- dört ayak olmakdeyimDomalmak.