500+ madde
- Acem şeytanıdeyimZayıf, esmer adam.
- acı ekmeğideyimÖlü evine komşuların gönderdiği yemek.
- acı geyrekdeyimMide ekşimesi ve sindirim zorluğu yüzünden çıkan geğirti.
- acı gicideyimAcı tatlı her şey.
- acı günekdeyimHindiba.
- acı sudeyimİçilecek nitelikte olmayan (tuzluluk oranı 0.50 ile 17 arasındaki) su.
- acı yavşandeyimYavşan otu; pelin; veronica.
- acı yerideyimÖlü evi.
- acı yeşildeyimKoyu yeşil; yaprak yeşili.
- açık ağızdeyimAptal, sersem; her olayda ve durumda hakkı olan çıkarlarını korumasını bilemeyen.
- açık ağızlıdeyimAhmak, sersem.
- açık ayakdeyimBir tür tulumbacı yürüyüşü.
- açık börekdeyimOrtası açık bırakılarak pişirilen börek.
- açık ekmekdeyimPide; ince tandır ekmeği.
- açık eldeyimCömert kişi.
- açık eşkindeyimAtın sık ve çevik adımlarla yürüyüşü.
- açık kapıdeyimDavranış serbestliği sağlama durumu.
- açık yivdeyimÜst dudakta bıyıkların ortasında, burun altına doğru uzanan çukurluk.
- açıklar alayıdeyimİşsiz güçsüz, boş gezenler takımı.
- acımık torbasıdeyimSafra kesesi.
- ad çekicideyimİftiracı; müzevir.
- ad çekmekdeyimÜzerinde isim yazılı kâğıtları çekmek suretiyle baş vurulan kura işlemi.
- ada düdüğüdeyimAğaçtan yapılmış uzun kaval.
- ada leyleğideyimÇok uzun boylu adam.
- adak etmekdeyimAdamak; vaat etmek.
- adı bellideyimİyi.
- adı belli olmakdeyimBir şeyin miktar ve değeri bilinmek.
- adı çekilmekdeyim(Kadın veya kız için) hakkında olumsuz sözler söylenmek; adı kötüye çıkmak; dedikodusu yapılmak.
- adı yamandeyimAdının söylenmesinde sakınca görülen şeylerden söz edilirken kullanılır.
- adım sekitmekdeyimDurduğu yerden sıçrayarak uzaklaşmaya kalkışmak.
- adıma vurmakdeyimBir yeri adımlayarak ölçmek.
- adımını dek atmakdeyimTedbirli davranmak.
- afakan tutmakdeyimKızmak; sinirlenmek; öfkelenmek.
- afra satmakdeyimÇalım satmak.
- afra tafradeyimÇalım; üstünlük taslayış; fiyaka; caka.
- ağ açmakdeyim(Kadınlar için) âdet sonrası hamama gidip temizlenmek.
- aga çıkarmakdeyimTemize çıkarmak.
- aga çıkmakdeyimTemize çıkmak.
- ağaç delendeyimAğaçkakan.
- ağaç göğsüdeyimKöknar ağacında biten ve yenen bir mantar türü.
- ağaç kabartandeyimIlık ilk bahar rüzgârı.
- ağaç kulakdeyimKara sabanın iki yanına takılan ve kazılan toprağı iki yana atan ağaç parçası.
- ağalık etmekdeyimBirine iyilik etmek, büyüklük gösterip cömertçe davranmak.
- ağdık ağdık konuşmakdeyimYüksek sesle, bağırarak konuşmak.
- ağdık boğazdeyimObur; pisboğaz.
- ağdık gelmekdeyimYüksek gelmek.
- ağdır çöğdür yürümekdeyimTopallayarak güçlükle yürümek.
- ağı ağacıdeyimZakkum.
- ağı bardağıdeyimSinirli; aksi; titiz.
- ağı çalısıdeyimZakkum.