1. berişmekkelimef.Verişmek.
  2. berkelenmekkelimef.Kan toplamak.
  3. berkirmekkelimef.Berkitmek; sağlamlaştırmak.
  4. berkitmekkelimef.Sağlamlaştırmak, (1935).
  5. berklemekkelimef.Saklamak; hapsetmek. [DLT
  6. berkletmekkelimef.Korutmak; muhafaza ettirmek; korumakla emretmek.
  7. bermekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
  8. bertelemekkelimef.Yaralamak.
  9. bertelmekkelimef.bknz. bertelemek
  10. bertetmekkelimef.Vurarak sertleştirmek, yoğun ve sıkı bir duruma getirmek.
  11. bertinmekkelimef.Berelenmek; yaralanmak; kendisini yaralamak.
  12. bertişmekkelimef.Sertleşmek.
  13. bertlenmekkelimef.Hırkalanmak; hırka giymek.
  14. bertmekkelimef.Ezmek; çiğnemek; berelemek; kırmak; parçalamak.
  15. berturmakkelimef.Verdirmek; vermesine sebep olmak.
  16. bertülenmekkelimef.Hırkalanmak; hırka giymek.
  17. betisetmekkelimef.Süsletmek; bezetmek.
  18. betümekkelimef.Büyümek.
  19. bezelmekkelimef.Bezenmek; nakışlanmak.
  20. bezeşmekkelimef.Nakşetmekte yardım ve yarış etmek.
  21. bezitmekkelimef.Titretmek.
  22. bıçılmakkelimef.Biçilmek; kesilmek.
  23. bıçımakkelimef.Biçmek.
  24. bıçınmakkelimef.Bir şeyi kendi için doğramak.
  25. bıçışmakkelimef.Biçmekte, kesmekte yardım ve yarış etmek.
  26. bıçmakkelimef.Biçmek; kesmek.
  27. bıçturmakkelimef.Biçtirmek; kestirmek.
  28. bıçumakkelimef.Kesmek.
  29. bıçuşmakkelimef.Kesişmek.
  30. bınıkmakkelimef.yileştirmek; şifa vermek; tedavi etmek; sağaltmak.
  31. bırkırmakkelimef.(At ve eşek için) burnundan hapşırık şeklinde ses çıkartmak.
  32. bırtmakkelimef.Kırmak; parçalamak; yaralamak.
  33. bışarmakkelimef.Olgunlaştırmak.
  34. bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
  35. bışrılmakkelimef.Pişirilmek.
  36. bışrunmakkelimef.Olgunlaşmak.
  37. bışrunulmakkelimef.Tamamıyla yapabilir olmak; beceri kazanmak.
  38. bışurmakkelimef.Pişirmek.
  39. biçeklemekkelimef.Bıçaklamak; bıçakla vurmak.
  40. biçeklenmekkelimef.Bıçak sahibi olmak.
  41. bidimekkelimef.Dans etmek.
  42. bigelenmekkelimef.Akıllanmak; akıllılaşmak.
  43. bildizmekkelimef.Bildirmek; öğretmek.
  44. bildürmekkelimef.Bildirmek; anlatmak. [Yüknekî]
  45. bildüzmekkelimef.Bildirmek.
  46. bilemekkelimef.Bileği taşına veya başka bir bileme aletine tutarak kesici aletlerin ağzını keskin duruma getirmek; keskinleştirmek; zağlamak.
  47. bilemsinmekkelimef.Bilirmiş gibi görünmek.
  48. bilezüklenmekkelimef.Bilezik takınmak.
  49. bilgedmekkelimef.Akıllanmak.
  50. bilgelenmekkelimef.Bilir görünmek; bilgelik taslamak.