500+ madde
- aygırlanmakkelimef.Aygır tavrı takınmak; aygır gibi davranmak.
- aygırsamakkelimef.(Kısrak için) kızmak; aygırla çiftleşmek istemek.
- ayıblamakkelimef.Ayıplamak; alaya almak.
- ayıblanmakkelimef.Kınanmak; ayıplanmak.
- ayıkmakkelimef.eT.Ayılmak; kendine gelmek; uyanmak.
- ayırdılanmakkelimef.Ayıklanmak; ayırtlanmak.
- ayırtlanmakkelimef.Ayrılmak; tefrik edilmek; seçilmek.
- ayırtlaşmakkelimef.Ayrılmak.
- ayıtlamakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
- ayıtlanmakkelimef.eT.bknz. ayırtlanmak
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- aykırlanmakkelimef.Aygır tavrı takınmak; aygır gibi olmak; aygırlanmak.
- aylandurmakkelimef.Dolaştırmak; çevrede gezdirmek.
- ayrıksımakkelimef.Başka türlü olmak; başkalaşmak; değişmek.
- ayrılanmakkelimef.Ayrılmak.
- ayrılışmakkelimef.Birbirinden ayrılmak.
- ayrınılmakkelimef.Ayrılmak.
- ayruksamakkelimef.Başkalaşmak; başka türlü olmak; değişmek.
- ayruksımakkelimef.Başkalaşmak; başka türlü olmak; değişmek.
- ayruksıtmakkelimef.Başkalaştırmak; değiştirmek.
- ayruksumakkelimef.bknz. ayruksımak
- ayurtlamakkelimef.bknz. ayırtlamak
- azdırmakkelimef.Azaltmak.
- azdurmakkelimef.Doğru yoldan çıkarmak; saptırmak.
- azgaşmakkelimef.eT.Kızmak.
- azgınmakkelimef.Az görmek; azımsamak.
- azgışmakkelimef.eT.Kızmak.
- azgurışmakkelimef.eT.Birbirini doğru yoldan saptırmak; iğva etmek.
- azıgzımakkelimef.Az bulmak; az görmek; azımsamak.
- azıklandurmakkelimef.Azık vermek.
- azınmakkelimef.Kaybolmak.
- azırgamakkelimef.Az görmek; az bulmak; azımsamak.
- azırganmakkelimef.Azımsanmak; azımsamak; az bulmak.
- azırkamakkelimef.bknz. azırgamak
- aznaşlamakkelimef.Tartışmak; münakaşa etmek; kavga etmek.
- babalanmakkelimef.Babalık taslamak; baba tavrı takınmak.
- bagdalamakkelimef.Güreşte sarmaya almak; çelme takmak.
- bagdamakkelimef.Güreşte sarmaya almak; ayak yakalamak; çelme vurmak.
- bagdanmakkelimef.Çelme takılmak.
- bağlalmakkelimef.Bağlanmak.
- bahmakkelimef.Bakmak.
- balçıklamakkelimef.Balçıkla sıvamak.
- baldırlanmakkelimef.(Ağaç gövdesi için) gelişmek.
- balkırmakkelimef.Balgam çıkarmak.
- bandurmakkelimef.Batırmak; bulaştırmak.
- banglamakkelimef.Yüksek sesle bağırmak; haykırmak; seslenmek; çağırmak; .
- barabarlaşmakkelimef.Far.Beraberleşmek.
- barışdurmakkelimef.Uyuşturmak; kaynaştırmak; imtizaç ettirmek.
- barkımakkelimef.Parlamak; parıldamak; ışık saçmak.
- barkmakkelimef.Bırakmak; salıvermek; sarkıtmak.