469 madde
- emecekkelimeis.eT.bknz. emcek
- emendirmekkelimef.eT.Emek çektirmek.
- emgekelimeis.eT.Zahmet; eza.
- emidmekkelimeeT.İki büklüm olmak; eğilmek.
- emikdaşkelimeis.eT.Süt kardeş.
- emrekelimesf.eT.Âşık; müptela; aşırı seven; vurgun; tutkun; imre
- engenkelimeis.eT.Dişi deve.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- ergirmekkelimef.eT.Ulaştırmak; eriştirmek.
- erürmekkelimef.eT.Ulaştırmak; eriştirmek.
- esgikelimeis.eT.Ucu yanmış odun parçası.
- esirikkelimesf.eT.Kızgın; öfkeli; sinirli. .
- esrimekkelimef.eT.Herhangi bir sebeple kendinden geçmek; mest olmak.
- esrükkelimesf.eT.Sarhoş
- eşkünkelimesf.eT.bknz. eşkin
- eyekelimeis.eT.Sahip; malik.
- eyerdmekkelimef.eT.İzlemek; takip etmek.
- eyertmekkelimef.eT.bknz. eyerdmek
- eylikkelimeis.eT.bknz. eylük
- eyrimkelimeis.eT.Atın sırtını vurmasın diye eyerin altına konulan keçe; eyer keçesi; teğelti.
- eyükelimesf.eT.İyi.
- ezginekkelimesf.eT.Azıcık; biraz.
- ezgükelimeis.eT.bknz. ezgi
- geçmekkelimef.eT.Söz götürmek; kov vermek; gammazlamak.
- gedükkelimeis.eT.Eksik; noksan; ihtiyaç.
- gelenikelimeis.eT.Sincapgillerden, bir karış boyunda olup kuyruğu 6 cm. civarında, sırtı sarıya kaçan kırçıl, karnı pas renginde büyük yapılı tarla faresi; tarla…
- gengezkelimesf.eT.Kolay.
- genikmekkelimef.eT.Gevşemek.
- genimekkelimef.eT.Genişlemek.
- getmekkelimef.eT.Gitmek.
- gezinkelimezf.eT.(Belirtilen) sayıda; kez; defa.
- giçikelimesf.eT.Küçük.
- giçirekkelimesf.eT.Küçücük; küçükçe; ufacık; ufarak.
- gidilmekkelimef.eT.Gedik açılmak.
- göndürmekkelimef.eT.Uğurlamak; teşyi etmek.
- gönelmekkelimef.eT.Yönelmek; yüzünü döndürmek; teveccüh etmek; istikamet almak.
- gönilmekkelimef.eT.Yönelmek; yüzünü döndürmek; teveccüh etmek; istikamet almak.
- gönüldeşkelimeis.eT.bknz. gönüldaş
- görklükelimesf.eT.Güzel.
- gözgükelimeis.eT.Ayna.
- gözigükelimeis.eT.Ayna.
- gözügükelimeis.eT.Ayna.
- gözünggükelimeis.eT.Ayna.
- gözüngükelimeis.eT.Ayna.
- gückelimeis.eT.Zulüm; haksızlık; eziyet.
- gücemlemekkelimef.eT.Zorlamak; icbar etmek.
- günikelimeis.eT.Kıskançlık; çekememek; haset.
- günükelimeis.eT.Kıskançlık; çekemezlik; haset.
- günücükelimesf.eT.Başkalarını çekemeyen; kıskanç; hasetçi.
- günücülükkelimeis.eT.Kıskançlık; hasetlik.