1. kostümcükelimeis.Kostüm diken, hazırlayan veya satan kimse.
  2. köprükelimeis.Akarsu, dere gibi bir engel ile ayrılmış iki nokta arasında bağlantı kuran veya bir araç trafiği akışını başka bir araç trafiği akışı tarafından…
  3. kösekelimesf.Far.(Erkek için) sakalı, bıyığı olmayan.
  4. lazzokelimeis.İt.Oyundaki kaba şakalara verilen ad.
  5. locakelimeis.İt.Tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilerin oturmaları için bölünmüş hücrelerden her biri.
  6. makinistkelimeis.İt.Bir makineyi işleten kimse.
  7. maskekelimeis.İt.Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz.
  8. matizkelimesf.Yun.İçkiye düşkün.
  9. mecliskelimeis.Ar.Bir konu üzerinde görüşüp tartışmak ve kararlar almak üzere ilgili kimselerle yapılan toplantı; şura.
  10. melodramkelimeis.Yun.Yunan tiyatrosunda koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog.
  11. meydankelimeis.Ar.Geniş, düz ve açıklık yer; alan; saha.
  12. meyhanekelimeis.Far.Çeşitli çerez türü mezelerle içki sunulan ve müşterilerin oturup içki içtikleri yer; içki yeri.
  13. mimikkelimeis.Yun.Yüz ifadesi ile belli bir duygu veya düşünceyi ifade etme.
  14. mimodramkelimeis.Fr.Sözsüz olarak oynanan bir dram türü.
  15. miraklkelimeis.Fr.Orta Çağ ve Rönesans döneminde, kahramanı Hz. Meryem ve azizler olan mucizevi konulu dramlara verilen ad.
  16. misterkelimeis.Fr.Orta Çağ ve Rönesans devri dinî tiyatrolarında Hristiyanlığın sırlarından birini konu alan dram.
  17. mukaddemekelimeis.Ar.Bir olayın başlangıcı; ilk evre.
  18. orkestrakelimeis.Yun.İlk Çağda Yunanistan’da tiyatroların sahne ile seyircileri ayıran bölümüne verilen ad.
  19. örgükelimeis.Örmek eylemi sonucunda ortaya çıkan şey.
  20. öykükelimeis.Ayrıntıları ile anlatılan olay.
  21. pallakelimeis.İt.Eski Roma’da kadınların giydiği bir tür manto.
  22. panokelimeis.Lat.Üzerine çeşitli tanıtma ve duyuru yazılarını tutturmaya yarayan bez, ahşap veya madenî levha.
  23. pantomimkelimeis.Yun.Anlatımda söz yerine yalnızca hareketlerin kullanıldığı sahne oyunu; pandomima.
  24. paparakelimeis.Yun.Ufalanmış ekmek ve peynir üzerine et suyu dökerek yapılan bir tür yemek.
  25. paskalkelimesf.Fr.(Kişi için) insanı güldürüp eğlendiren; soytarı.
  26. plankelimeis.Lat.Bir bütünün ögeleriyle birlikte mekândaki yerleşimini şematik olarak gösteren çizim.
  27. provakelimeis.Lat.Bir şeyin amacına uygun veya istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan sınama; deneme.
  28. prömiyerkelimeis.Fr.Yeni oynanmaya başlanan tiyatro, opera, bale oyununun ilk temsili.
  29. rampkelimeis.Fr.Sahne zemininde seyirci tarafında sağdan sola doğru yüksekçe düzenlenmiş kısım.
  30. rolkelimeis.Fr.Tiyatroda, film vb. sahnesinde oynayan kişinin oyun gereği söylemesi gereken sözler ve yapması gereken davranışların tümü.
  31. senografikelimeis.Fr.Sahne tasarımı.
  32. senografyakelimeis.Fr.Tiyatro sahnesini, sahnenin düzenlenmesini ve sahnede kullanılan malzemeyi ele alan sanat ve bilim dalı.
  33. spotkelimeis.İng.Belli bir yönü veya alanı aydınlatmayı sağlayan yönlendirilebilir güçlü aydınlatma aracı; ışıntı.
  34. şakşakçıkelimeis.Şakşak1,2,3 yapan.
  35. tablokelimeis.Fr.Üzerine resim yapılmış çerçeveli levha; bu şekilde yapılmış resim.
  36. tipkelimeis.Yun.Aynı cinsten varlıkların veya nesnelerin tümünün temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan kalıplaşmış ideal örnek.
  37. tirankelimeis.Yun.Eski Yunan’da mutlak yönetim gücünü elinde tutan kimse.
  38. tiryakikelimesf.Ar.Afyon, kahve, çay gibi keyif verici maddelere karşı alışkanlığı olan.
  39. trukakelimeis.İt.Sahnede değişiklik yapmayı sağlayan düzenek.
  40. trupkelimeis.Lat.Aynı tiyatroda çalışan oyuncu ve sanatçılar topluluğu; topluluk.
  41. trükkelimeis.Fr.Tiyatro ve sinemada büyük bir teknik ustalıkla yapılan gösteri.
  42. uygulamakelimeis.Uygulamak eylemi.
  43. vodvilkelimeis.Lat.Neşeli, alaycı ve taşlamalı meyhane havası.
  44. yorumlamakkelimef.Yorum yapmak; yorumda bulunmak.
  45. yürütmekelimeis.Yürütmek eylemi.
  46. zennekelimesf.Far.Kadın olmuş; kadınsı.
  47. zennelikkelimeis.Zenne rolü.
  48. zimmîkelimesf.Ar.Zimmetli olan; zimmet edilmiş.