1. aba güreşideyimKeçeden yapılmış yelek giymek suretiyle yapılan bir güreş türü.
  2. abandonekelimeis.Fr.Boksta taraflardan birinin dövüşemeyecek duruma gelip maçı terk etmesi.
  3. aerobikkelimeis.İng.Solunumu hızlandırarak dokulara daha çok oksijen gitmesini sağlamak amacıyla müzik eşliğinde hızlı bir ritimle yapılan jimnastik.
  4. kelimeis.eT.İp, tel vs.den düğümlemek suretiyle göz göz yapılmış örgü; ince iplik örgüsü; ablatya; çolun; ırıp; ığrıp.
  5. alantopukelimeis.Tenis.
  6. altı pasdeyimFutbolda kale önündeki beş buçuk metre mesafedeki alan; kale sahası.
  7. aparkatkelimeis.İng.Boks maçında dirsekleri bükerek aşağıdan yukarıya doğru vuruş.
  8. arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
  9. araçlı jimnastikdeyimAtlama beygiri, kulplu beygir, denge aracı, halka lobut gibi araçlar kullanarak veya bu tür araçlar yardımı ile yapılan jimnastik.
  10. armut topdeyimBoksörlerin antrenmanda kullandıkları içi havayla doldurulmuş yukarıdan asılı armut biçimindeki meşin top.
  11. aşırmakelimesf.Aşırmak suretiyle yapılan; aşırtma.
  12. atıcıkelimeis.İyi silah kullanan ve attığını vuran kişi; nişancı; vurucu; kemankeş.
  13. atıcılıkkelimeis.Atıcı olma durumu.
  14. atlamakelimeis.Atlamak işi.
  15. atlama beygirideyimAtlama yapacak jimnastikçinin koşarak gelip destek aldığı jimnastik aleti.
  16. atlayıcıkelimeis.Atlamayı iş ve meslek edinmiş kişi.
  17. autkelimeis.İng.Dışarı.
  18. avantaj kuralıdeyimTakım hâlindeki karşılaşmalarda hata yapan takımı cezalandırması durumunda o takımın avantajlı duruma geçeceğini anladığı an oyunu kesmeden…
  19. averajkelimeis.İng.Bir karşılaşmada takımların yaptıkları sayıların, karşı takımın sayısına bölünmesiyle elde edilen puan; puan hesabı.
  20. ayağında top tutmakdeyimFutbolda topla fazla oyalanıp arkadaşlarına zamanında topu ulaştıramamak.
  21. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  22. bacandırmakkelimef.İdman yaptırmak; çalıştırmak.
  23. bacanmakkelimef.Gayret etmek; çaba harcamak; kuvvet sarf etmek.
  24. badmintonkelimeis.İng.Tenise benzer bir oyun.
  25. bağdalamakkelimef.eT.Güreşte bacaklarını, rakibinin bacaklarına sararak yere düşürmek; güreşte çelme takmak.
  26. baldırpatlatankelimeis.Yağlı güreşte rakibin bir ayağını diz çukuruna sıkıştırıp diğerini bunun üzerine doğru bükmek suretiyle yapılan tehlikeli bir oyun.
  27. baraj yapmak (kurmak)deyimFutbolda yakın mesafeden kaleye yapılan atışlarda rakip takım oyuncular tarafından, 9.15 m.den kaleyi kapatacak şekilde engel meydana getirmeleri.
  28. barfikskelimeis.Fr.İki ayak üzerine tutturulmuş paralel çubuktan meydana gelen jimnastik aleti.
  29. baş altıdeyimYağlı güreşte, en üst kategori olan baştan sonra gelen sıra.
  30. baş güreşideyimYağlı güreşte en usta pehlivanların katıldığı en üst derece.
  31. başağırlıkkelimeis.Bazı spor dallarında sınırsız tutulan en ağır kilolu sporcuların katıldığı grup; ağır sıklet.
  32. başarımkelimeis.Başarı ile elde edilen sonuç.
  33. başhakemkelimeis.Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başyargıcı.
  34. basketkelimeis.İng.Sepet.
  35. basket yapmakdeyimBasketbolda sayı kazanmak.
  36. basketbolkelimeis.İng.Sepet topu.
  37. başyargıcıkelimeis.Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başhakem.
  38. bayrak yarışıdeyimAtletizmde dörder kişilik takımlar arasında 100, 200, 400, 800 ve 1500 metrelerde yapılan bir takım yarışı.
  39. bazukakelimeis.İng.İki ucu soba borusu gibi açık, saç boru içinde kendi itmeli roket atan silah; roketatar.
  40. becerikelimeis.Elinden iş gelme; maharet; ustalık, (1935).
  41. bekkelimeis.İng.Arka; geri.
  42. beraberlikkelimeis.Birleşme durumu.
  43. beysbolkelimeis.İng.Dokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan, topu uzaklaştırma ve bu süre içinde belirli bir yolu aşabilmeye dayanan oyun.
  44. beyzbolkelimeis.İng.bknz. beysbol
  45. bilezikkelimeis.Süs için bileğe takılan değerli madenlerden yapılmış halka.
  46. birinciliklerkelimeŞampiyonluk için yapılan yarışlar ve karşılaşmalar.
  47. bokskelimeis.İng.Özel eldiven takmış iki kişinin yumruk vurmak suretiyle yaptıkları karşılaşma.
  48. boksörkelimeis.Fr.Boks sporu yapan kimse.
  49. boyunduruğa almakdeyimGüreşte rakibine boyunduruk vurmak.
  50. boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…