186 madde
- ab-absürdokelimeis.Lat.Olmayana ergi.
- aksiyomkelimeis.Yun.İspat ve kanıta gerek kalmayan doğruluğu kesin önerme.
- alt öbekdeyimTek kurucu ögesi boş küme olan öbek.
- altlamakkelimef.Özel olarak kabul edilen bir şeye genel bir kavram altında yer vermek.
- anagojikelimeis.Fr.Ruhun semavi âleme doğru yükselişi.
- analojikelimeis.Fr.Aslında farklı olan bireyler arasında görünüşteki özelliklerden doğan benzeşme; andırış; benzeşim; örnekseme.
- andırışkelimeis.Andırma durumu, biçimi.
- astasımkelimeis.Öncüllerinden birisi bir önceki akıl yürütmenin sonucu olan akıl yürütme; kıyas-ı mülhak.
- ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
- ayrıklıkkelimeis.Ayrıklı olma durumu; istisna.
- ayrılmazlıkkelimeis.Bir şeye özden bağlı olma; bir bütünden bölünme, parçalanma ve kopma gibi ayrılma olayının mümkün olmaması durumu.
- bağlaşmakelimeis.Bağlaşmak işi; ittifak.
- bedahetkelimeis.Ar.Ayan beyan, ortada olma; bellilik; anlaşılırlık.
- belgitkelimesf.Bir borç veya yükümlülüğü belirtmek için düzenlenip imzalanan kâğıt; senet.
- belirlemekkelimef.Belli olacak bir durum kazandırmak.
- belitkelimeis.Açık, anlaşılır ve gerçekliği kendiliğinden olup hiçbir tanıtlama istemeyen ve bu sebepten diğer önermelerin dayanağı olan temel önerme; mütearife,…
- belitkekelimeis.Aksiyoma ilişkin; belitle ilgili.
- belitkenkelimeis.Belitler sisteminden olan.
- belitlemekelimeis.Tümdengelimci bir bilime temel olacak belit düzeni; aksiyomatik.
- belkilikelimesf.Çözümü şüpheli olan.
- bireykelimeis.eT.Bir bütün içinde bir birim oluşturan varlıklardan her biri; fert, (1935).
- bölmekelimeis.Bölmek eylemi.
- burhankelimeis.Ar.Delil; kanıt.
- burhān-ı limnîdeyimTümdengelim.
- caizkelimesf.Ar.Dinî ve yasal yönden yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmayan.
- çelişikkelimesf.Birbiri ile çelişen; birbirini yalanlayan; zıt.
- çelişiklik ilkesideyimİki çelişik önermenin hem doğru hem yanlış olamayacağı ilkesi.
- çelişmekelimeis.Birbirine zıt ve ters nitelikte olma; tenakuz, (1942).
- çelişmezlikkelimeis.Çelişme olmaması durumu.
- cemkelimeis.Ar.Biriktirme, toplama
- cihetkelimeis.Ar.Yön; taraf.
- çıkarımkelimeis.Çıkarmak eylemi ve sonucu.
- çıkarsamakelimeis.Doğru kabul edilen bir önermeden düşünce yoluyla yeni bir önerme elde etme; intikal, (1942).
- çok tasımdeyimBirinin sonucu diğerine öncül olmak şartıyla birçok kıyastan oluşmuş kanıt.
- çözümleyicilikkelimeis.Çözümleyici olma durumu veya niteliği.
- dedüksiyonkelimeis.Fr.Tümdengelim.
- deneyselkelimesf.Deneyle ilgili.
- deneysel tanımlamadeyimGözlem, karşılaştırma ve soyutlamaya dayanan tanımlama.
- dilemmakelimeis.Yun.Kendisini mutlak olarak kabul ettiren iki önermeden biri doğru ise diğeri kesin yanlış olan iki seçenekli önerme.
- diyalelkelimeis.Fr.Bir tezi yine bu teze dayanarak ispatlama yöntemi; kısır döngü.
- dolayımsız önermedeyimKendisinden önce hiçbir önerme bulunmayan önerme.
- dolayımsız verilerdeyimBir sezgi sonucu elde edilen veriler.
- dolaysız kanıtdeyimTümevarımlar ve kesin olmayan durumların verdiği bilgiler dışında kalan gerçek ve kesin kanıt.
- düzenleşmekelimeis.Özdeş bir cinsin iki türü arasındaki bağıntı.
- edebü’l-bahskelimeBelli bir konu üzerinde konuşurken tutulacak yolu gösteren mantık dalı.
- entimemkelimeis.Yun.Öncüllerden birinin örtük olduğu tasım.
- epikeremkelimeis.Fr.Önertilerinin biri veya ikisi de kanıtıyla birlikte ileri sürülen tasım.
- eş güçlülükdeyimKaplamı aynı olan iki önerme veya iki kavram arasındaki mantıksal eşitlik ilişkisi.
- eş kuvvetlilikdeyimİki önerme veya kaplamları aynı olan iki kavram arasnıdaki mantıkî ilişki.
- evirmekelimeis.Döndürme; çevirmek eylemi.