500+ madde
- aydınlanmakelimeis.Aydınlanmak işi.
- ayırankelimesf.Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği taşıyan.
- ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
- ayrılmakelimeis.Ayrılmak işi.
- ayrımsal damıtmadeyimKaynama derecesi ve çözünürlük gibi farklı özelliklerden yararlanarak sıvıları damıtma ve ayrıştırma metodu.
- ayrışık odakdeyimYalnızca önemli bölümün seçik, diğer kısımların odak dışı kaldığı merceksel düzenek.
- azalımkelimeis.Azalmak işi ve sonucu.
- bağıl yoğunlukdeyimBir maddenin yoğunluğunun birim kabul edilen bir başka maddenin yoğunluğuna oranı.
- balastkelimeis.İng.Karayollarında düzeltilmiş toprağın üzerine, demiryollarında ise traverslerin altına serilen kırma taş.
- balast dirençdeyimGerilimin yüksek değişimlerinde akımı sabit tutmak için devreye konulan direnç.
- balastlamakkelimeis.Karayoluna veya demiryoluna balast sermek.
- ballingkelimeis.Fr.Bir eriyikteki şeker yüzdesini 20ºC’ta gram cinsinden ölçmeye yarar alet.
- balling derecesideyimBalling yoğunlukölçerinin göstermiş olduğu derece.
- barnkelimeis.İng.Çekirdek fiziğinde bir atomun etkin kesitinin hesabında kullanılan 10 –24 cm2 değerindeki yüzey birimi.
- barometrikelimeis.Fr.Hava basıncı olaylarını inceleyen bilim dalı.
- barometrikkelimesf.Fr.Barometre ile ilgili.
- baroskopkelimeis.Yun.Havanın cisimler üzerindeki ağırlık etkisini göstermeye yarar kapalı ve havası boşaltılabilen fanus içinde terazi bulunan deney aracı.
- basınçkelimeis.Zorlayarak bastırma, itme eylemi; tazyik; baskı. (1935)
- basınçlamakelimeis.Bir uçağın iç basıncını atmosfer basıncından daha aşağıda tutmak eylemi.
- basıölçerkelimeis.Kapalı gazların kabın yüzeyine yaptığı basıncı ölçmeye yarayan alet; manometre.
- basit cisimdeyimMaddesi tek elementten oluşmuş cisim.
- baskülkelimeis.Fr.Ağır ve büyük bir yükü çok daha az bir tartı birimi kütlesi ile tartmaya yarayan alet; kantar.
- beslenenkelimesf.Beslenme durumunda olan.
- beta ışınlarıdeyimBazı radyoaktif elementlerin yaydıkları elektron akısı.
- bevatronkelimeis.Fr.Ağır tanecikleri bir milyar elektron volttan daha büyük bir enerjiye yükselten hızlandırıcı; kosmotron.
- bileşenkelimeis.Bir bileşke oluşturan ögelerin her birisi.
- bileşik kaplardeyimAlttan bir boru ile birbirine bağlanmış içinde sıvı bulunan kaplardan meydana gelmiş fizik deney araçları.
- bileşkekelimeis.Çeşitli nitelik ve nicelikte ögelerin birbirine etki etmesi sonucunda ortaya çıkan, kendisini oluşturan ögelerin nitelik ve niceliğinden farklı sonuç.
- bileşmekkelimef.İki ve daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturmak; terekküp etmek.
- bileştirmekkelimef.Bileşmesini sağlamak.
- birleşik kapdeyimİçlerine konulan sıvıların yoğunluklarıyla orantılı olarak seviyeleri farklılık gösteren, birbirine tabandan bağlı kaplar.
- biyolojik yarılanmadeyimCanlı dokuya, organa veya organizmaya verilen radyoaktif madde miktarının yarısının ortamdan atılması için geçen zaman.
- bölümölçerkelimeis.Aynı zamanda etkiyen iki büyüklüğün oranını ölçmeye yarayan alet.
- boralkelimeis.Fr.Alüminyum içinde bulunan bor karbürden oluşan ve ısısal nötronlar için büyük bir soğurma gücü gösterdiği için ışınımdan koruyucu ekran imalinde…
- boşalımkelimeis.Boşalmak işi.
- boşalmakelimeis.Boşalmak eylemi ve durumu; inhilal; deşarj.
- boşaltaçkelimeis.Kapalı bir yerdeki havayı boşaltmaya yarayan alet; hava boşaltma makinesi.
- boşaltıcıkelimeis.Yükleri aynı olmayan iki iletkeni aynı yük düzeyine getirmekte kullanılan yalıtkan saplı iletken.
- boşaltmakelimeis.Boşaltmak eylemi.
- boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
- boşluklaşmakelimeis.Hareket halindeki bir sıvının içinde buhar veya gazla dolu boşluklar oluşması.
- boyutsuzkelimesf.Boyutu olmayan; bu sebeple sayısal değerlerle ifade edilemeyen büyüklük.
- bozunmakelimeis.Bir atom çekirdeğinin enerji yayarak veya alarak kütle, yük, ömür vb. nitelikleri farklı bir çekirdeğe dönüşmesi olayı.
- bu'd-i mihrākîdeyimOdak uzaklığı
- buharlaşma noktasıdeyimSıvıların kaynatılması ile buhar durumuna geçtikleri sıcaklık derecesi.
- buhrān-ı suhūnetîdeyimKritik sıcaklık.
- burgaçkelimeis.Suyun yandan bir engele çarpması sonucu dibe doğru akarken meydana getirdiği dönme hareketi; anafor; girdap.
- büyük dalgadeyim(Radyo dalgaları için) uzun dalga.
- büyüteçkelimeis.Cisimleri yakınlaştırarak büyük göstermeye yarayan mercek; pertavsız, (1935).
- büyütmekkelimef.Hacim veya alanca daha fazla duruma getirmek; genişletmek.