- apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
- apıştırmakkelimef.Hayvanı çöküp kalacak kadar çok yormak veya çok yüklemek.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- davranmakkelimef.eT.Çabuk olmak; hemen harekete geçmek; acele etmek.
- demirlemekkelimef.Demirli hâle getirmek; demirden yapılmış parçalar takmak.
- kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
- karınlamakkelimef.Karına vurmak.
- soymakkelimef.(Deri için) yüzmek.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- yalamakkelimef.Geniş bir yüzeyi etkileyecek şekilde fakat derine inmeden üzerinden geçmek; bir şeyi sıyırarak veya ona hafifçe dokunarak geçmek; sıyırmak.
- yalpalamakkelimef.Dengede duramayarak bir o yana bir bu yana gidip gelmek.
- yanaşmakkelimef.Yan yana gelmek; yanlarını birbirine vermek.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.