1. adreslemekkelimef.Bir bilgiyi bilgisayar hafızasına kotlamak ve bu bilgiye nasıl ulaşılabileceğini tanımlamak.
  2. bölümlemekkelimef.Birçok şey arasında birbirine eşit veya benzer olanları bir araya toplayarak kümelere ayırmak; sınıflamak, tasnif etmek.
  3. dizinlemekkelimef.Bir belgenin başlığını, içeriğini çözümleyerek ayırt edici birkaç özelliğini belirleyen kelimeyi çıkarmak.
  4. dönüştürmekkelimef.Dönüşmesini sağlamak.
  5. elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
  6. geçirmekkelimef.eT.Geçme işini yaptırmak; geçmesini sağlamak.
  7. kaydetmekkelimef.Ar.Bir kimseyi veya bir şeyi tarih, sıra, ad ve nitelikleri ile birlikte bir ana deftere, dosyaya veya kütüğe yazmak.
  8. kotlamakkelimef.Fr.Bir bilgiyi daha kısa sembollerle göstermek.
  9. listelemek.kelimef.Liste hâline getirmek.
  10. okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
  11. onaylamakkelimef.Yapılan iş, işlem ve varılan kararın doğruluğunu kabul etmek; kendi yapmışçasına sorumluluğu üstlendiğini iradesi ile beyan etmek; tasdik etmek.
  12. programlamakkelimef.Yapılması gereken işleri belirli bir düzene ve sıraya koymak; programa bağlamak; programlaştırmak; program yapmak.
  13. sayfalamakkelimef.Bilgisayarda sayfalandırma düzenine göre çalışan bir bellek sistemini uygulamak; sayfalama tekniğini uygulamak.
  14. sayısallaştırmakkelimef.Örneksemeli bir bilgiyi sayısal bilgi hâline dönüştürmek.
  15. sınırlamakkelimef.Sınırlarını belirlemek.
  16. tetiklemekkelimef.Daha sonra gelecek olan büyük hareketi küçük bir eylemle başlatmak.
  17. tümlemekkelimef.Bir şeyi tüm hâline getirmek; bütünlemek; tamamlamak.
  18. üretmekkelimef.Üremek eylemini gerçekleştirmek; üremesini, çoğalmasına sağlamak; çoğaltmak.
  19. yazımlamakkelimef.Yazım durumuna getirmek.
  20. yedeklemekkelimef.Bir şeyin yedeğini hazırlamak; yedek yapmak.
  21. yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.
  22. yürütmekkelimef.Yürümek eylemini yaptırmak; gezdirmek; dolaştırmak.