500+ madde
- cephe alarak selamlamakdeyimYönünü selamlaması gereken sancak ya da cumhurbaşkanına dönüp esas duruşta bekleyerek selam vermek.
- cephe almakdeyim(Askerî birlik için) düşmanı karşılamak üzere uygun bir yerde mevzi almak.
- cephe ateşideyimKendi birliğinin cephesine dikey olarak düşman üzerine yapılan ateş.
- cephe büyütmekdeyim(Askerî birlik için) cephesini yanlara doğru açmak.
- cepheden hücuma geçmekdeyimDolambaçlı yollara başvurmadan doğrudan, açıkça mücadeleye girişmek.
- ceridekelimeis.Ar.İmparatorluk devrinde vergi memurlarının arazilerin yüz ölçümlerini yazdıkları defter.
- cerikankelimeis.İng.Petrol ürünlerini taşımakta kullanılan yirmi litrelik taşınabilir kap; benzin çantası.
- çevik kuvvetlerdeyimHareket ve manevra kabiliyeti ile vurucu gücü yüksek zırhlı ve motorlu birliklerden meydana gelen askerî kuvvet.
- çiğden vermekdeyimAskere yemek vermeyerek bedelini ödemek.
- çıkarmakelimeis.Çıkma işini yaptırma eylemi.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çok namluludeyim(Silâh için) birden çok namlusu olan.
- çökmekelimeis.Düzeyden aşağı inmek işi.
- çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
- çözülmekelimeis.Çözülmek eylemi.
- çürüğe çıkmakdeyimSağlam olmadığı anlaşılmak.
- çürükkelimesf.Çürümüş, bozulmuş.
- D günüdeyimYapılması kararlaştırılan ancak zamanı açıklanmayan harekâtın günü yerine emir ve planlarda kullanılan terim.
- dağ birliğideyimÖzellikle dağ savaşları için eğitilmiş ve hazırlanmış askerî birlik.
- dağ çantasıdeyimDağ birliklerindeki erlerin yiyecek ve donanımlarını taşıdıkları çanta.
- dağ topçusudeyimDağ topu ile donatılan ve dağlık yerlerde savaşmak üzere eğitilmiş askerî birlik.
- dağ topudeyimHayvan sırtında taşınarak dağlık yerlerde kullanılan hafif top.
- dağılmakelimeis.Dağınık hâle gelme durumu ve eylemi.
- dağıtımkelimeis.Dağıtmak işi.
- dâhiliye subayıdeyimAskerî okul, hastane gibi kurumlarda iç yönetimle uğraşan subay.
- danekelimeis.Far.Tohum; çekirdek.
- darbuzankelimeis.Ar.bknz. darbzen
- demetkelimeis.Yun.Uzunlamasına bir araya getirilmiş ve bir bağ ile tutturulmuş tutam; bağ; deste; bağlam.
- deniz kuvvetlerideyimBir ülkenin silahlı kuvvetlerine bağlı gemi ve denizle ilgili her türlü araç gereç, deniz ve kara birlikleri donanımları ile bazı hava taşıtlarının…
- deniz piyadesideyimBir çıkarma harekâtında kıyıya ilk varan ve arkadan gelecek olan asıl vurucu gücü oluşturan piyade birliklerine kolaylık sağlayan deniz kuvvetlerine…
- deniz üssüdeyimDeniz kuvvetlerine bağlı gemilerin ve diğer araç gereç ile personelin sevk ve idare edildiği askerî üs.
- denizaltıkelimeis.Dalmış durumda seyretmek üzere yapılmış savaş gemisi.
- derinlikkelimeis.Bir şeyin dibi ile yüzeyi arasındaki uzaklık.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
- devriyekelimeis.Ar.Dolaşarak güvenliği sağlayan güvenlik gücü veya görevlisi.
- devriye hizmetideyimSürekli gözetleme yapılmayan bir kesimde geçici olarak yapılan gözetleme.
- devriye koludeyimGüvenlik ve gözetleme noktaları arasında görünmeyen yerleri kontrol eden iki erden kurulu kol.
- devriye uçağıdeyimDüşman deniz kuvvetlerini gözetleyen gemide veya kıyıda üslenen uçak.
- devşirmekelimeis.Toplama, derleme durumu ve eylemi.
- dil tutmakdeyimHiçbir şekilde konuşmamak; söylememeye dayanmak.
- dinlemekelimeis.Kulak vererek sesleri algılamaya çalışma eylemi.
- dırkelimeis.Ar.Deri veya telden yapılmış savaş zırhı.
- direktifkelimeis.Fr.Emir; talimat.
- direnekkelimesf.Direnmeyi sağlayan.
- disiplinkelimeis.İt.Toplumun veya bir topluluğun, yasalara ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız bütün düzenlemelere titizlikle uyması durumu.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dragonkelimeis.Fr.Korkunç görünümlü, kanatlı, yılan kuyruklu bir efsanevi hayvan.
- dümdarkelimesf.Far.Kuyruk tutan.
- duraklamakelimeis.Kısa bir süre durma ve bekleme eylemi.