372 madde
- çakalozkelimeis.Küçük gemilerde kullanılan ağızdan dolma, taş gülle atan 40 cm çapında bir tür havan topu.
- çarpışmakelimeis.Karşılıklı çarpma eylemi.
- çatıkelimeis.Yol, dere vb.nin ikiye ayrıldığı yer.
- çatışmakelimeis.Birbirine çatma işi.
- çekiçkelimeis.eT.Çivi çakmak, maden dövmek gibi işlerde kullanılan saplı demir veya çelik araç.
- çemberkelimeis.Far.Bir merkeze aynı uzaklıkta bulunan noktaların meydana getirdiği kapalı eğri; daire; halka.
- çıkarmakelimeis.Çıkma işini yaptırma eylemi.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çökmekelimeis.Düzeyden aşağı inmek işi.
- çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
- çözülmekelimeis.Çözülmek eylemi.
- çürükkelimesf.Çürümüş, bozulmuş.
- dağılmakelimeis.Dağınık hâle gelme durumu ve eylemi.
- dağıtımkelimeis.Dağıtmak işi.
- danekelimeis.Far.Tohum; çekirdek.
- darbuzankelimeis.Ar.bknz. darbzen
- demetkelimeis.Yun.Uzunlamasına bir araya getirilmiş ve bir bağ ile tutturulmuş tutam; bağ; deste; bağlam.
- denizaltıkelimeis.Dalmış durumda seyretmek üzere yapılmış savaş gemisi.
- derinlikkelimeis.Bir şeyin dibi ile yüzeyi arasındaki uzaklık.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
- devriyekelimeis.Ar.Dolaşarak güvenliği sağlayan güvenlik gücü veya görevlisi.
- devşirmekelimeis.Toplama, derleme durumu ve eylemi.
- dırkelimeis.Ar.Deri veya telden yapılmış savaş zırhı.
- dinlemekelimeis.Kulak vererek sesleri algılamaya çalışma eylemi.
- direktifkelimeis.Fr.Emir; talimat.
- direnekkelimesf.Direnmeyi sağlayan.
- disiplinkelimeis.İt.Toplumun veya bir topluluğun, yasalara ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız bütün düzenlemelere titizlikle uyması durumu.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dragonkelimeis.Fr.Korkunç görünümlü, kanatlı, yılan kuyruklu bir efsanevi hayvan.
- duraklamakelimeis.Kısa bir süre durma ve bekleme eylemi.
- dümdarkelimesf.Far.Kuyruk tutan.
- düzenkelimeis.Bir bütünü meydana getiren birçok öge arasında zaman, yer, mantık, güzellik, ahlâk vb. açılardan kurulmuş uyumlu bağlantı; düzgünlük.
- eğitimkelimeis.Eğitmek işi ve süreci.
- eğrilmekelimeis.Eğri duruma gelme; eğrilmek eylemi.
- emirkelimeis.Ar.Belirli bir davranışta bulunmayı gerektiren zorlayıcı söz; buyruk; talimat.
- emniyetkelimeis.Ar.Kaza, saldırı, soygun, hırsızlık gibi hiçbir olayın olmama, can ve mal açısından kuşkusuz olma durumu; güvenlik.
- engelkelimeis.Tuzak; tutan nesne.
- eratkelimeis.Erler.
- erbaşkelimeis.İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker.
- ferikkelimeis.Ar.İnsan topluluğu; cemaat.
- ferikeynkelimeis.Ar.Savaşan iki taraf.
- fermanlıkelimesf.Hakkında ferman düzenlenmiş olan.
- fırkakelimeis.Ar.Bölüm; bölük.
- fişekçikelimeis.Fişek yapan ve satan kişi.
- flamakelimeis.İt.Bir dernek veya örgüte ait özel bayrak.
- frenkelimeis.Lat.Durduran, alıkoyan şey; engel.
- galerikelimeis.Fr.Bir yapıda birçok bölümü birbirine bağlayan aynı zemindeki genişliğine oranla daha uzun üstü örtülü alan veya geçit.
- garnizonkelimeis.Fr.Bir yerdeki askerî birliklerin tümü.
- gedikkelimeis.eT.Bir düzey üzerinde yıkık, çatlak gibi sebeplerle oluşan boşluk, aralık; yarık; rahne.