500+ madde
- dalkılıçkelimesf.Kınından sıyrılmış, çekilmiş kılıç.
- darkelimesf.eT.İçine alacağı nesneye oranla ölçüleri küçük olan.
- defakelimeis.Ar.(Sayı gösteren bir kelimeyle kullanıldığında) bir olayın meydana geldiği durumların her birini bildirir; kez; kere.
- değişikkelimesf.Değişmiş, değişikliğe uğramış.
- dehşetlikelimesf.Korkunç; ürküntü veren.
- dekoltekelimesf.Fr.(Kadın elbisesi için) boyun, göğüs, omuz ve arkanın bir kısmını açık bırakan.
- demdeskelimesf.Dümdüz.
- denetimsizkelimesf.Denetlenmemiş olan.
- dengesizkelimesf.Dengesi olmayan; dengesi bozuk.
- derinkelimesf.eT.Dibiyle yüzeyi arasındaki uzaklık çok olan.
- devankelimesf.Far.Koşan; seğirten.
- devrîkelimesf.Ar.Dönmekle, dolaşmakla ilgili.
- devşiriklikelimesf.Ortada bir şey bırakmayan.
- dışarıkelimeis.eT.Sözü edilen yerin dışında bulunan yer ve nesneler; dış çevre; dış yer.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dibayakkelimesf.Uzak olmayan; yakın.
- dikkelimesf.Yatay bir eksene göre yer çekimi doğrultusunda duran; eğik olmayan.
- dikilikelimesf.Dikilmiş olan. “Dikili ağaç. Dikili elbise.”
- diklemekelimeis.Dik olarak konulan ağaç vb.; direk.
- dingilkelimeis.Titreme, sallanma bildiren yansımalı gövde.
- dirkelimesf.Far.Uzak.
- diricekelimesf.Biraz diri olan.
- doruklamakelimeis.Tepeleme doldurma eylemi.
- dosdoğrukelimesf.Çok doğru; dürüst.
- dönüşümlükelimesf.Birbirinin yerini sıra ile alan; yer değiştiren.
- dörtnalkelimeis.Atın en hızlı koşma biçimi.
- durmakelimeis.Hareketsiz kalma durum ve eylemi.
- dünkelimeis.eT.İçinde bulunduğumuz günden bir önceki gün.
- düpdüzkelimesf.Dümdüz.
- dürüstkelimesf.Far.Doğru, yanlışsız; pürüzsüz.
- düşmancakelimesf.Düşmanlık edecek derecede kin ve nefret yüklü olan.
- düşüncelikelimesf.Düşüncesi olan; düşünce sahibi.
- düzkelimesf.eT.Yatay durumda olan; dik veya eğik olmayan.
- düzbastıkelimeis.Sürülmüş, üzerinden tırmık çekilmiş ve ekime hazırlanmış tarla.
- düzgünkelimesf.Yüzeyi düz, pürüzsüz olan.
- düzinekelimeis.İt.Aynı cinsten nesnelerin on ikisini bir arada bulunduran küme.
- ebesizkelimesf.Ebesi olmayan.
- edeplikelimesf.Edep sahibi olan.
- edepsizkelimesf.Edep sahibi olmayan.
- edremkelimeis.Erkeklik; erkek kalitesinde; kuvvet; kabiliyet; güç. .
- eftankelimesf.Far.Düşen.
- eğikkelimesf.Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan; mail; meyil; şev.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- eğricekelimesf.Biraz eğri olan.
- ekkintikelimesf.İkinci.
- ekmeksizkelimesf.Ekmeği veya yiyeceği olmayan; yoksul.
- ekserikelimesf.Ar.Pek çok.
- eksikkelimesf.eT.Bir şeyin tam olabilmesi için gerek duyulan.
- eksiksizkelimesf.Eksiği bulunmayan; tamam; tam.
- elensekelimeis.Güreşte bir kolu rakibin boynuna geçirip, diğer el baş parmağını gırtlağına ve diğer dört parmağı da enseye getirerek yapılan oyun.