500+ madde
- baykarakelimeis.Ar.Helak olma; mahvolma.
- bazkelimeis.Far.Doğan kuşu; şahbaz.
- becidkelimeis.Far.Ciddî; gerçek; önemli.
- bedevîkelimeis.Ar.Çölde, çadırda yaşayan Arap.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- behemkelimezf.Far.Birlikte; beraber; hep bir yerde.
- behlkelimeis.Ar.Lanet; nefret.
- behmenkelimeis.Far.Zerdüşt dininde büyük baş hayvanları koruyan meleğin adı.
- behskelimeis.Ar.Neşe ve güler yüzle karşılaşma.
- bekamkelimezf.Far.İstendiği zaman; arzuya göre.
- bektaşkelimeis.Akran, eş.
- belekkelimeis.Korku.
- belelkelimeis.Ar.Yaşlık; ıslaklık.
- belgelikkelimeis.Belgelerin saklandığı ve korunduğu yer; arşiv.
- belikkelimeis.Bölük; parça; kısım.
- beluskelimeis.Far.Yalan dolan; hile.
- bencilcekelimezf.Bencile yakışır biçimde.
- bendegîkelimeis.Far.Kulluk; kölelik.
- benînkelimeis.Ar.Oğullar.
- benlikkelimeis.Bir kimseyi kendisi yapan şey; enaniyet; kendilik.
- bentkelimeis.Far.Bağlama.
- berikelimeis.eT.Konuşana göre önündeki uzaklıklardan kendisine en yakın olanı; .
- berkligkelimezf.Muhafaza ederek.
- bertarafkelimezf.Far.Bir yana.
- berzahkelimeis.Ar.İki şey arasındaki uzaklık; mesafe.
- besikelimeis.Far.Çokluk; fazlalık.
- beşizkelimeis.Tek doğumda dünyaya gelen beş çocuk.
- beşlikkelimeBeş tanesi bir arada bulunan.
- beşmkelimeis.Far.Kırağı.
- betatkelimeis.Ar.Bir yolculuk için gerekli eşyalar.
- betonkelimeis.Lat.Kum, çakıl ve su gibi maddeleri bağlayıcı bir ürün olarak çimento ile karıştırdıktan sonra meydana gelen sert ve dayanıklı yığışım.
- bevkelimeis.Ar.Kulaç.
- bevkkelimeis.Ar.Birine keder ve bela getirme; fenalık etme; düşmanlık yapma.
- beyabanikelimeis.Far.Çöl adamı.
- beyadıkakelimeis.Ar.Satrançta piyadeler.
- beylikkelimeis.Bey olma durumu.
- bezkelimeis.Pamuk ve ketenden yapılmış dokuma.
- bezekçikelimeis.Tavan ve duvarları resim, şekil ve desenlerle süsleyen, boyayan kişi; nakkaş.
- bezeklemekelimeis.Bezeklemek işi.
- bıcılgankelimeis.eT.Atların ve sığırların tırnak kökünde meydana gelen sulu yara.
- bıngıldakkelimeis.Çocuklarda kafatası kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde görülen kıkırdak yapılı alanlar.
- bırantıkelimeis.Bırakılmış olan şey.
- bızdıkkelimeis.Küçük, afacan çocuk.
- bicikkelimezf.Biraz; azıcık.
- bidadkelimeis.Far.Zulüm; eziyet; işkence; adaletsizlik.
- bikrkelimeis.Ar.Herhangi bir şeyin ilki.
- bildikkelimeis.Her zaman konuşulup görüşülen, yakından tanınan ve bilinen kişi; tanıdık; dost; ahbap.
- biliksizlikkelimeis.Bilgisizlik; cehalet.
- billurkelimeis.Yun.Duru, temiz kesme cam; kristal.
- binekkelimeis.Binmeye ayrılmış at.