500+ madde
- cabülsakelimeis.Far.Sakinlerinin bin harfli bir alfabe kullandıkları, dünyada var olan her şeyin bir suretinin bulunduğu, öldükten sonra kötülük yapanların gideceği…
- camkelimeis.Far.Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle elde edilen sert, saydam ve kırılgan madde.
- cankelimeis.Far.İnsan ve hayvanların yaşamalarını sağlayan, ölümle birlikte bedenden ayrılan madde dışı varlık.
- can kardeşideyimCanlı olmaktan ileri gelen yakınlık; insanın insana karşı beslediği insancıl yaklaşım; tarikat kardeşi; derviş dervişe arkadaşlık.
- cān-ı cāndeyimCanın canı; Allah.
- canankelimeis.Far.Gönülden sevilen.
- ceberutkelimeis.Ar.Aşırı büyüklük.
- cefakelimeis.Ar.Büyük sıkıntı.
- cefā-yı yārdeyimSevgiliden ayrı düşme.
- celvekelimeis.Ar.Yerini yurdunu terk etme.
- cemkelimeis.Ar.Biriktirme, toplama
- cem evideyim(Alevilikte) toplanma yeri.
- cemalkelimeis.Ar.Yüz güzelliği.
- cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
- cerrahikelimesf.Ar.Cerrahlıkla ilgili; cerrahlığa ait.
- cerrahiyekelimesf.Ar.Cerrahlıkla ilgili.
- ceyb-i murākabedeyimDervişlerin düşünmek üzere başlarını öne eğip içlerine kapanmaları; düşünme vaziyeti.
- cezbekelimeis.Ar.Ruhun coşku ve sevinç ile sanki bedenden ayrıymış gibi olması; kendinden geçme; vecit.
- cilvekelimeis.Ar.Ortaya çıkma; görünme; tecellî.
- cumhurkelimeis.Ar.Halk; ahali.
- cūş ü hurūşdeyimCoşup taşma.
- cünunkelimeis.Ar.Delilik; çıldırma.
- cür'akelimeis.Ar.Yudum.
- cüzkelimeis.Ar.Kısım; parça.
- çār-darbkelimeMelâmîlikte saçı, sakalı, kaşı ve bıyığı ustura ile tıraş etme geleneği.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarh urmakdeyimDönmek; sema etmek.
- çarkkelimeis.Far.Makinelerde tekerlek biçimindeki hareketli parça.
- çarzarbkelimesf.Far.Saç, sakal, bıyık ve kaşları tıraş edilmiş.
- çelebi efendideyimKonya Mevlevihanesinin postnişinine verilen ad.
- çelikkelimeis.Çelmek suretiyle kesilmiş olan çubuk parçası veya odun; kısa kesilmiş ağaç dalı.
- çeliklemekkelimef.Ağaç yetiştirmek üzere ağaçlardan dal almak ve bu dalları köklenmesi için toprağa gömmek.
- çeşm-i nergîsdeyimNergisin taç yaprakları.
- çevgânkelimeis.Far.Cirit oyununda kullanılan değnek; çevgen; çögen.
- çevgenkelimeis.Far.Değnek.
- çevirmekkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürmek.
- çevirtmekkelimef.Çevirmek işini yaptırmak.
- çevrilmekkelimef.Döndürülmek.
- çiğkelimesf.eT.Pişmemiş.
- çilekelimeFar.Dervişlerin ruh temizliğine erişmek amacıyla, sakin ve temiz bir yere çekilerek kırk gün kırk gece ibadet ettikleri ve nefislerine perhiz…
- çile çıkarmakdeyim(Dervişler için) nefis terbiyesi için kırk günlük mahrumiyet ve ibadet dönemini yaşamak.
- çile kırgınıdeyimMevlevilikte, çileye girip de bin bir günlük süreyi tamamlayamadan bırakanlara verilen ad.
- çile-hānekelimebknz. çilehane
- çile-nişînkelimeHücrede oturan; çile dolduran.
- çile-şikenkelimeÇile kırgını.
- çilekeşkelimesf.Far.Bir çok sıkıntı ve üzüntülere katlanmış kişi; çile çeken.
- çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
- çividen inmekdeyim(Aday derviş için) Mevlevilikte, çivi ile dönme işlemini bitirmiş ve dönme eğitimini başarı ile bitirerek çivisiz dönmeye başlamak.
- darkelimeis.Far.Ağaç; kiriş; tahta.
- dedekelimeis.Çocuğa göre babanın veya annenin babası; büyük baba.