1. cabülsakelimeis.Far.Sakinlerinin bin harfli bir alfabe kullandıkları, dünyada var olan her şeyin bir suretinin bulunduğu, öldükten sonra kötülük yapanların gideceği…
  2. camkelimeis.Far.Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle elde edilen sert, saydam ve kırılgan madde.
  3. cankelimeis.Far.İnsan ve hayvanların yaşamalarını sağlayan, ölümle birlikte bedenden ayrılan madde dışı varlık.
  4. can kardeşideyimCanlı olmaktan ileri gelen yakınlık; insanın insana karşı beslediği insancıl yaklaşım; tarikat kardeşi; derviş dervişe arkadaşlık.
  5. cān-ı cāndeyimCanın canı; Allah.
  6. canankelimeis.Far.Gönülden sevilen.
  7. ceberutkelimeis.Ar.Aşırı büyüklük.
  8. cefakelimeis.Ar.Büyük sıkıntı.
  9. cefā-yı yārdeyimSevgiliden ayrı düşme.
  10. celvekelimeis.Ar.Yerini yurdunu terk etme.
  11. cemkelimeis.Ar.Biriktirme, toplama
  12. cem evideyim(Alevilikte) toplanma yeri.
  13. cemalkelimeis.Ar.Yüz güzelliği.
  14. cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
  15. cerrahikelimesf.Ar.Cerrahlıkla ilgili; cerrahlığa ait.
  16. cerrahiyekelimesf.Ar.Cerrahlıkla ilgili.
  17. ceyb-i murākabedeyimDervişlerin düşünmek üzere başlarını öne eğip içlerine kapanmaları; düşünme vaziyeti.
  18. cezbekelimeis.Ar.Ruhun coşku ve sevinç ile sanki bedenden ayrıymış gibi olması; kendinden geçme; vecit.
  19. cilvekelimeis.Ar.Ortaya çıkma; görünme; tecellî.
  20. cumhurkelimeis.Ar.Halk; ahali.
  21. cūş ü hurūşdeyimCoşup taşma.
  22. cünunkelimeis.Ar.Delilik; çıldırma.
  23. cür'akelimeis.Ar.Yudum.
  24. cüzkelimeis.Ar.Kısım; parça.
  25. çār-darbkelimeMelâmîlikte saçı, sakalı, kaşı ve bıyığı ustura ile tıraş etme geleneği.
  26. çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
  27. çarh urmakdeyimDönmek; sema etmek.
  28. çarkkelimeis.Far.Makinelerde tekerlek biçimindeki hareketli parça.
  29. çarzarbkelimesf.Far.Saç, sakal, bıyık ve kaşları tıraş edilmiş.
  30. çelebi efendideyimKonya Mevlevihanesinin postnişinine verilen ad.
  31. çelikkelimeis.Çelmek suretiyle kesilmiş olan çubuk parçası veya odun; kısa kesilmiş ağaç dalı.
  32. çeliklemekkelimef.Ağaç yetiştirmek üzere ağaçlardan dal almak ve bu dalları köklenmesi için toprağa gömmek.
  33. çeşm-i nergîsdeyimNergisin taç yaprakları.
  34. çevgânkelimeis.Far.Cirit oyununda kullanılan değnek; çevgen; çögen.
  35. çevgenkelimeis.Far.Değnek.
  36. çevirmekkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürmek.
  37. çevirtmekkelimef.Çevirmek işini yaptırmak.
  38. çevrilmekkelimef.Döndürülmek.
  39. çiğkelimesf.eT.Pişmemiş.
  40. çilekelimeFar.Dervişlerin ruh temizliğine erişmek amacıyla, sakin ve temiz bir yere çekilerek kırk gün kırk gece ibadet ettikleri ve nefislerine perhiz…
  41. çile çıkarmakdeyim(Dervişler için) nefis terbiyesi için kırk günlük mahrumiyet ve ibadet dönemini yaşamak.
  42. çile kırgınıdeyimMevlevilikte, çileye girip de bin bir günlük süreyi tamamlayamadan bırakanlara verilen ad.
  43. çile-hānekelimebknz. çilehane
  44. çile-nişînkelimeHücrede oturan; çile dolduran.
  45. çile-şikenkelimeÇile kırgını.
  46. çilekeşkelimesf.Far.Bir çok sıkıntı ve üzüntülere katlanmış kişi; çile çeken.
  47. çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
  48. çividen inmekdeyim(Aday derviş için) Mevlevilikte, çivi ile dönme işlemini bitirmiş ve dönme eğitimini başarı ile bitirerek çivisiz dönmeye başlamak.
  49. darkelimeis.Far.Ağaç; kiriş; tahta.
  50. dedekelimeis.Çocuğa göre babanın veya annenin babası; büyük baba.