1. sır etmekdeyimDuyulması istenmeyen olay veya düşünceyi söylememek; kapamak.
  2. sır olmakdeyimAkıl olmaz bir şekilde ortadan yok olmak; kaybolmak
  3. sırlamakkelimef.(Mutasavvıflarca ilahî görünüşler taşıyan varlık olarak kabul edilen ve ölümü ile gerçek anlamda ölmediği, ancak madde dünyasından el etek çekerek…
  4. sırr-ı istivādeyimMevlevilerde bazı taçların kenarına takılan siyah şerit.
  5. sırr-ı rübūbiyetdeyimEvrenin her yanında var ve geçerli olan, Allah tarafından bilinen, insanlarca bilinmeyen gizlilikleri.
  6. sırr-ı tecelliyātdeyimAllah'ın evrende veya insan gönlünde görünmesiyle ilgili olan gizlilikler.
  7. sırrilikkelimeis.Mistiklik.
  8. sırrü's-sırrkelimeAllah tarafından bilinen gerçeklerin özü.
  9. sikelimesf.Far.Otuz.
  10. sikkekelimeis.Ar.Madenî para.
  11. sikke tekbirideyimMevleviliğe yeni gerenlerin başlarına sikke adı verilen külahı giydirirken yapılan tören ve bu tören sırasında edilen dua.
  12. sikkepuşkelimeis.Ar.Mevlevilikte sikke giyen kimse.
  13. silsiletü'z-zehebkelimeAltın dizisi
  14. simitkelimeis.Ilık su, un, tuz, süt, şeker ve maya karışımından halka biçiminde yapılmış ve üzerine çoğunlukla susam ekilen bir tür çörek.
  15. sohbetkelimeis.Ar.İki ve daha çok kişinin belli bir amaç gütmeden, dostça, arkadaşça, içtenlikle değişik konularda yaptıkları konuşma; hasbıhal; yarenlik; muhabbet.
  16. soyunmakkelimef.Üzerinde bulunan elbiseleri çıkarmak; kendi kendini soymak.
  17. sultankelimeis.Ar.Hükümdar; padişah.
  18. suretkelimeis.Ar.Dış görünüş; biçim; şekil.
  19. sühankelimeis.Far.Söz; konuşma; lakırdı; laf.
  20. sülukkelimeis.Ar.Bir yola girme; bir yol tutma.
  21. şahkelimeis.Far.Hükümdar; padişah.
  22. şarabiyekelimeis.Ar.İlahî aşkın ifadesi olarak şarabın sembol olarak kullanıldığı tasavvuf şiirlerine verilen ad; hamriye.
  23. şarapkelimeis.Ar.Üzümden ve üzüm şırasından üretilen mayalı ve alkollü içki.
  24. şeb-i arūsdeyimDüğün gecesi
  25. şebçerağkelimeis.Far.Bir tür değerli taş.
  26. şedkelimeis.Ar.Sıkı sıkı bağlama; sıkılaştırma.
  27. şemskelimeis.Ar.Güneş.
  28. şetkelimeis.Ar.Sıkı sıkı bağlama; sıkılaştırma.
  29. şevkkelimeis.Ar.Bir şeye karşı duyulan aşırı istek; heves; şiddetli istek.
  30. şeyhkelimeis.Ar.Yaşlılık belirtileri görülmüş elli yaşlarını aşmış kimse; akıl ve yaş olgunluğu gösteren kimse; yaşlı; yaşlı ana baba.
  31. şeyhü'l-intisābkelimeBir müridin tarikata alınmasında aracı olan, tarikata girmek için kendisine hizmet edilen kimse.
  32. şeyhü'l-irādekelimeTarikatta en yüksek durumda bulunan iradesi Tanrı iradesi ile karışmış olan kimse.
  33. şeyhü'l-terbiyekelimeTarikata yeni girenlere, tarikat için gerekli bilgileri veren kimse.
  34. şeyhü't-teberrukkelimeKendisinde uğur bulunduğu sanılan ve manevi gücünden yararlanılmak istenilen kimse.
  35. şeyhü't-telkinkelimeHer müride öğrenmesi gereken ilk bilgileri veren kimse.
  36. şühūd âlemideyimBilip keşfedilen, görerek bilinen âlem; görünen âlem; bu dünya; kâinat.
  37. şükravizkelimeis.Ar.Tarikat elinin başına giydiği taca sardığı sarık; risale.
  38. ta'allukkelimeis.Ar.Asılı olma; asılma.
  39. ta'ayyünkelimeis.Ar.Ortaya çıkma; meydana çıkma; belirme.
  40. tahallikelimeis.Ar.Süslenme; süs eşyası takınma; donanma.
  41. tahalliyatkelimeis.Ar.Süslenmeler; süs eşyası takınmalar; donanmalar.
  42. tahattümkelimeis.Ar.Parmağına yüzük takma.
  43. tahirkelimesf.Ar.Temiz; arı; pak.
  44. tahkikkelimeis.Ar.Bir şeyin doğruluğunu ve gerçekliğini araştırma, soruşturma.
  45. tahliye-i derūndeyimGönüllerde, yalnız Allah adından başka her şeyi boşaltma.
  46. takvakelimeis.Ar.Dinin yasakladığı şeyleri ya da bu konuda şüphe duyulan şeyleri yapmama; günah işlemekten kaçınma; günahtan sakınma, kendini koruma; züht.
  47. talipkelimesf.Ar.İsteyen; arzu eden; istekli.
  48. tarikkelimeis.Ar.Yol; sokak; cadde.
  49. tavalikelimeis.Ar.Talihler; kısmetler.
  50. te'niskelimeis.Ar.Bir yaban hayvanını evcilleştirme; alıştırma.