258 madde
- sülukkelimeis.Ar.Bir yola girme; bir yol tutma.
- şarabiyekelimeis.Ar.İlahî aşkın ifadesi olarak şarabın sembol olarak kullanıldığı tasavvuf şiirlerine verilen ad; hamriye.
- şarapkelimeis.Ar.Üzümden ve üzüm şırasından üretilen mayalı ve alkollü içki.
- şedkelimeis.Ar.Sıkı sıkı bağlama; sıkılaştırma.
- şemskelimeis.Ar.Güneş.
- şetkelimeis.Ar.Sıkı sıkı bağlama; sıkılaştırma.
- şevkkelimeis.Ar.Bir şeye karşı duyulan aşırı istek; heves; şiddetli istek.
- şeyhkelimeis.Ar.Yaşlılık belirtileri görülmüş elli yaşlarını aşmış kimse; akıl ve yaş olgunluğu gösteren kimse; yaşlı; yaşlı ana baba.
- şükravizkelimeis.Ar.Tarikat elinin başına giydiği taca sardığı sarık; risale.
- ta'allukkelimeis.Ar.Asılı olma; asılma.
- ta'ayyünkelimeis.Ar.Ortaya çıkma; meydana çıkma; belirme.
- tahallikelimeis.Ar.Süslenme; süs eşyası takınma; donanma.
- tahalliyatkelimeis.Ar.Süslenmeler; süs eşyası takınmalar; donanmalar.
- tahattümkelimeis.Ar.Parmağına yüzük takma.
- tahirkelimesf.Ar.Temiz; arı; pak.
- tahkikkelimeis.Ar.Bir şeyin doğruluğunu ve gerçekliğini araştırma, soruşturma.
- takvakelimeis.Ar.Dinin yasakladığı şeyleri ya da bu konuda şüphe duyulan şeyleri yapmama; günah işlemekten kaçınma; günahtan sakınma, kendini koruma; züht.
- talipkelimesf.Ar.İsteyen; arzu eden; istekli.
- tarikkelimeis.Ar.Yol; sokak; cadde.
- tavalikelimeis.Ar.Talihler; kısmetler.
- te'niskelimeis.Ar.Bir yaban hayvanını evcilleştirme; alıştırma.
- tecellikelimeis.Ar.Görünme; ortaya çıkma; belirme; zuhur etme.
- tecelligâhkelimeis.Ar.Görünme yeri.
- tecellizarkelimeis.Ar.Görünme yeri.
- tecerrüdkelimeis.Ar.Çıplak olma; soyunma.
- tecritkelimeis.Ar.Soyma; soyulma.
- tedanikelimeis.Ar.Allah sevgisi ve bağlılığı ile ruhsal olgunluğa erişmiş kişinin İlahî kata yükselmesi.
- tedellâkelimeis.Ar.Allah’a yakın olduğu söylenen sâlikin bulunduğu en yüce makam.
- tedipkelimeis.Ar.Uslanmasını sağlama; edepli olmayı öğretme; terbiye verme.
- tefekkürkelimeis.Ar.Düşünme; düşünce; düşünüş.
- tefvizkelimeis.Ar.Dağıtma.
- televvünkelimeis.Ar.Renklenme.
- temkinkelimeis.Ar.Ağırbaşlı olma; ağırbaşlılık.
- tercümankelimeis.Ar.Bir dilde söylenen sözü başka bir dile sözlü olarak çeviren kimse; çevirmen; dilmaç.
- terkkelimeis.Ar.Önceden sıkı bağlılık duyduğu ve iyi ilişkiler içinde bulunduğu bir kimseyi, yaşadığı veya sık sık gidip gördüğü bir yeri bırakma; onlardan ayrılma;…
- teslimkelimeis.Ar.Tehlikeden kurtarma; koruma.
- tevacüdkelimeis.Ar.Tarikata giren kimsenin, bu yolda derin bir coşkunluğa dalmaya çalışması; vecit içinde bulunmak için çaba harcaması.
- tevekkülkelimeis.Ar.Her işi Allah’a güvenerek yapma; işin sonunu Allah’a havale etme.
- tevellikelimeis.Ar.Geri dönmek; terk etmek.
- ubudiyetkelimeis.Ar.Köle olma durumu; kölelik; kulluk.
- ünskelimeis.Ar.Alışma.
- vahdetkelimeis.Ar.Bir ve tek olma; birlik.
- vahdetivücutkelimeis.Ar.Yaratan (Halik) ile yaratılan (mahluk)'ın bir olduğunu, aynı kaynaktan geldiğini savunan tasavvuf görüşü.
- vahdetnamekelimeis.Ar.Allah'ın birliğini konu edinen manzum veya mensur eser.
- vakitkelimeis.Ar.Akış ve ilerleyiş bakımından ölçülebilir bir nicelik olarak ele alınan süre; zaman.
- vaslekelimeis.Ar.Mevlevilerin giydiği elbise türlerinden birinin adı.
- velayetkelimeis.Ar.Ermiş olma; velilik; ermişlik.
- velikelimeis.Ar.Gözetici.
- verakelimeis.Ar.Dinen yasaklanmış olan şeyleri yapmaktan kaçınma; haramdan sakınma.
- vücudiyekelimeis.Ar.Allah'tan başka hiçbir varlığın bulunmadığını, bütün varlıkların tek varlık olan Allah'ın varlığından ibaret olduğunu savunanlara ve bunların…