500+ madde
- smaçörkelimeis.İng.Voleybolda, file üzerinde yükselen topu karşı takımın sahasına dik olarak vurmakta uzmanlaşmış oyuncu; çivici.
- solkelimeis.İnsan vücudunda kalbinin bulunduğu yan. (so:l)
- sol açıkdeyimFutbolda ileri hücum oyuncularının en solda bulunanı.
- sol hafdeyimFutbolda oyun kurucuların sol ucunda yer alan oyuncu.
- sol içdeyimFutbolda ileri hücum oyuncularının en soldan ikinci olanı.
- sol kanatdeyimParlamentoda sol tarafta yer alan grup ve partiler
- son adamdeyimFutbolda, en geride bulunan savunma oyuncusu.
- sonuç karşılaşmasıdeyimSonucu almak için yapılan karşılaşma.
- sonuç oyuncusudeyimMaçın sonucunda etkili olan sporcu.
- sonuç yarışmasıdeyimSonucu almak için yapılan yarış.
- sörfkelimeis.İng.Kabarık bir dalganın taşıdığı özel bir kayak üzerinde dengede kalmaya dayanan bir su sporu; dalga kayağı.
- sporkelimeis.Fr.Bedensel güç, hız, dayanıklılık, refleks canlılığı, gevşeme gibi fizik ve istem, cesaret, fedakârlık, sebat, dürüstlük gibi manevi nitelikler…
- sprintkelimeis.İng.Yarışta bitişe yaklaşan sporcunun hızını artırması.
- stadyumkelimeis.Fr.Takım oyunlarının, atletizm karşılaşmalarının yapılabilmesi ve seyircilerin gösteri ve oyunları izleyebilmesi için gerekli donanım ve kuruluşları…
- startkelimeis.İng.Çıkış.
- start almakdeyim(Yarışçılar için) başlama işaretiyle birlikte yarışa başlamak
- start vermekdeyimBayrak, tabanca vb. ile işaret vererek yarışı başlatmak; başlatmak.
- start yerideyimBaşlama yeri.
- starta geçmekdeyimYarışa hazır olarak beklemek; başlama emrini beklemek
- stepkelimeis.İng.Basketbolda, bir oyuncunun elinde top olduğu hâlde, topu yerde zıplatmadan bir adımdan fazla yürümesi; hatalı yürüme.
- stoperkelimeis.İng.Futbolda, savunmanın önünde görev yapan, top kesip dağıtan, bulunduğu bölgeyi kontrol eden oyuncu; durdurucu; kesici.
- stretchingkelimeis.İng.Germe.
- su balesideyimSenkronik yüzme.
- su kayağıdeyimBir kayak üzerinde süratli bir deniz motoru ile çekilerek yapılan kayak sporu.
- supleskelimeis.Fr.Güreşte hasmın sırtını yere getirmek için uygulanan bir oyun.
- sürat koşucusudeyimAtletizmde kısa mesafe koşucusu.
- sürat koşusudeyimAtletizmde 100, 200 ve 400 m'lik mesafelerden oluşan kısa mesafe yarışlarına verilen ad.
- sürat pistideyimSürat yarışları için ayrılmış kapalı yarış alanı.
- sürat yarışıdeyimKayak yarışlarında 100 m'lik mesafede en yüksek hıza ulaşmayı amaçlayan iniş yarışması.
- sürgükelimeis.Bir kapı ve pencere kapağının kapalı kalmasını sağlayan, arkadan boydan boya yatay olarak yerleştirilen demir ya da ağaç parçası; sürme; tırkaz.
- sürüklenmekkelimef.Sürüklemek eylemi yapılmak; sürüklemek eylemine konu olmak.
- swingkelimeis.İng.Caz müziğinde hem ritmin sürükleyiciliğini hem de belirli bir üslubu anlatan terim.
- şandelkelimeis.Fr.Mum.
- şandellemekkelimef.Aşırtma vuruşu gerçekleştirmek.
- şarjkelimeis.Fr.Doldurma.
- şutkelimeis.İng.Hentbol, basketbol ve futbol gibi top oyunlarında hedefe doğrudan yapılan atış ya da vuruş; atış.
- şutörkelimeis.İng.Futbolda her mesafeden sert ve yerini bulan şut atan oyuncu.
- taban basmadeyimGüreşçinin tabanıyla rakibinin ayağına basarak çenesinden ya da omuzlarından tutarak çevirmesi.
- taçkelimeis.İng.Futbolda, topun bir oyuncunun vuruşu ile yan çizgilerden dışarı çıkması üzerine bu topun kurallara uygun olarak oyuna sokulması.
- takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
- taraftarkelimesf.Ar.Taraf tutan; bir yanı destekleyen; yandaş; hempa.
- tartarak yenmedeyimYağlı güreşte rakibi kaldırarak üç adım yürümekle kazanılan galibiyet.
- tartmakelimeis.Tartmak eylemi.
- tek koldeyimGüreşte bir oyun türü.
- tempokelimeis.İt.Bir müzik eserinin seslendirilme hızı; vuruş.
- teniskelimeis.İng.Bir tarafta tek ya da iki olmak üzere iki veya dört kişi arasında raketle oynanan, ortada bulunan fileden topu karşı sahaya aşırmayı amaçlayan bir…
- tenis kortudeyimTenis oynanan saha.
- terazikelimeis.Far.Kütleleri ölçmekte kullanılan bir kolun iki ucuna kefeler konulmuş tartı aracı; mizan.
- terkkelimeis.Ar.Önceden sıkı bağlılık duyduğu ve iyi ilişkiler içinde bulunduğu bir kimseyi, yaşadığı veya sık sık gidip gördüğü bir yeri bırakma; onlardan ayrılma;…
- ters beşikdeyimSırt üstü yatar vaziyette ellerle ayakları kavramış olarak baş ve ayaklar üzerinde yuvarlanma hareketi.