442 madde
- tellicekelimeis.Küçük taneli bir mantar.
- tepe ardı muskasıdeyimBayanların feslerinin arkasına taktıkları gümüş muska.
- tepelikkelimeis.(Yer için) çok sayıda küçüklü büyüklü tepeler bulunan yer.
- terekemekelimeis.Kars çevresinde oynanan Türkmen kökenli halay türü bir halk oyunu.
- terlik oyunudeyimAmasya dolaylarında oynanan bir kadın oyunu.
- tırıngıkelimeis.Bayburt ve Kars dolaylarında tek kişi tarafından oynanan bir oyun.
- tırtılkelimeis.Çocukların ramazan öncesinde ev ev dolaşarak para toplamaları geleneği.
- tohumkelimeis.Damızlık erkek at; aygır.
- tohum davarıdeyimDüğünden bir hafta önce oğlan evinden kız evine gönderilen çeyiz.
- tohum günüdeyimGelinin mutluluğunu sağlayacağı inancı ile düğünden bir hafta önce kız evinde yapılan tören.
- tohum kavududeyimKız evinin damada verdiği para vb. armağanlar.
- tohum kavutdeyimOğlan evinden kız evine yollanan koyun, keçi vb. armağan.
- tohumlukkelimeis.Üretimde kullanılmak üzere ayrılmış tohum; ekim için ayrılan tane.
- tokalankelimeis.Değnekle oynanan bir tür çocuk oyunu.
- tolu kesmekdeyimO yıl az dolu yağması dileğiyle, yağan ilk dolu tanesi ailenin ilk çocuğu tarafından bıçakla ikiye kesilmek.
- tomakakelimeis.Türkmen kadın süslerinde önemli bir yeri olan, çene altından ve yanaklar üzerinden dolanarak baş örtüsüne kancalarla tutturulan altın ya da gümüş…
- tomgavıtkelimeis.Düğünde, damat evinden kız evine gönderilen yiyecek vb. armağan.
- ton bozmadeyimDüğün öncesinde yapılan gelin elbisesi biçme töreni.
- topçukalkelimeis.Kıza dünür giden kimse.
- tömbekkelimeis.Küçük toprak yığınları veya yuvarlak tepecikler; tümsek.
- turakelimeis.Kıvrılarak sıkıştırılmış iplik çilesi.
- turunç heybesideyimNurdağı Yörüklerine ait bir heybe çeşidi.
- tutukelimeis.Rehin; ipotek.
- tüngekelimeis.Akhisar dolaylarında oynanan bir halk oyunu.
- uçkur başıdeyimEskiden, erkek uçkurlarının uçlarına işlenen nakış.
- uğur kesmedeyimBir kadının, yoldan geçmekte olan bir erkeğin yolunu çaprazlamasına geçmesi hâlinde ortaya çıkacağına inanılan kötülük; uğursuzluk.
- uğur kesmekdeyimYola giden birinin yolunu kapatmak.
- uğur parasıdeyimGeziye çıkanın kendisini uğurlayana verdiği para.
- uğur suyudeyimYolcunun ardından, ev halkınca kapı önünde dökülen su.
- urba görmekdeyimDüğün için giyim eşyası satın almak.
- uşdumkelimeis.Kadınların fes üstüne sardıkları ipekli mendil.
- uykulukkelimeis.Düğünde, kız evine gelen oğlan evi konuklarını ağırlayanlara verilen bahşiş.
- üç günlemedeyim(Yeni gelin için) üç gün sonra el öpmeye gitme.
- üç nişandeyimÜç taş oyunu.
- üçayakkelimeis.Fotoğraf makinesi, televizyon kamerası gibi aletlerin üzerine oturtulduğu üç ayaklı düzenek; sehpa.
- üçtaşkelimeis.Üç tane taş ile oynanan bir çocuk oyunu.
- üzengilikkelimeis.Üzengi takılan kayış; üzengi kayışı.
- üzgörmelikkelimeis.Güvey tarafının geline ilk gördüklerinde verdikleri armağan.
- varagelekelimeis.Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekerek götürmek için gerilmiş halat.
- velimekelimeis.Ar.Evlenme töreni.
- yada taşıdeyimOrta Asya’da yaşayan Türk toplulukları arasında, yağmur yağdırma, hastalıkları defetme amacıyla büyü gücü bulunduğuna inanılan taş; yeşim.
- yadacıkelimeis.Yada taşı ile yağmur ve kar yağdırdığına, rüzgâr estirdiğine inanılan büyücü.
- yağmur büyüsüdeyimYağmur yağdırmaya yönelik bir takım su oyunları ile sergilenen büyü.
- yağmur duasıdeyimKurak zamanlarda halkın toplu olarak yağmur yağdırması için Allah’a yakarması ve bu amaçla yapılan tören.
- yağmur taşıdeyimYağmur yağdırmak için yapılan törenlerde kullanılmak üzere seçilmiş ve üzerine bir takım semboller işlenmiş, büyülü sözler yazılmış taş; yada taşı.
- yağmur yakarısıdeyimbknz. yağmur duası
- yağmurcukelimeis.Dua ve büyü ile yağmur yağdırdığına inanılan kimse.
- yakınlaşımkelimeis.İki ayrı halk kültürünün zamanla birbirine benzemesi.
- yanıçkelimeis.Kız evinden damada gönderilen elbise.
- yanıkkelimeis.Nişanlı tarafların birbirine gönderdiği armağan.