500+ madde
- inbisatkelimeis.Ar.Yayılma; açılıp genişleme.
- inbisāt-ı tūlānîdeyimUzama.
- indiskelimeis.Lat.Bir harf üzerine konulan işaret.
- indüklemekelimeis.Lat.İndüklemek işi; endüksiyon.
- indükleme akımıdeyimKapalı bir devreyi, şiddeti her an değişen bir manyetik ortam içinde bulundurarak elde edilen akım.
- indüklemekkelimef.Lat.Kapalı bir devreyi şiddeti her an değişen bir manyetik alan içine sokarak devrede elektrik akımı meydana getirmek.
- infiratkelimeis.Ar.Topluluktan ayrı durma; tek ve yalnız bulunma.
- inhirafkelimeis.Ar.Asıl doğrultudan başka bir tarafa yönelme; meyletme; sapma.
- inikâskelimeis.Ar.Bir engele çarpıp geri gelme; tersine dönme.
- inkisarkelimeis.Ar.Bir şeyin bir dış etkene dayanamayarak kırılması.
- inkisār-ı ziyādeyimIşığın kırılması.
- inkitā'-yı ziyādeyimIşığın yön değiştirmesi veya kırılması.
- inşi'akelimeis.Ar.Işınım.
- interferometrekelimeis.Fr.Işık girişim saçaklarını uzaktan ölçmeye yarayan araç; girişimölçer.
- interferometrikelimeis.Fr.Işık girişim saçaklarını ölçme tekniği; girişim ölçme.
- intikalkelimeis.Ar.Bir yerden başka bir yere geçme; yer değiştirme; göçme.
- intikāl-i kuvvetdeyimKuvvet iletimi.
- intişarkelimeis.Ar.Yayılma; dağılma.
- intişār-ı harāretdeyimIsı yayınımı.
- intişarîkelimeis.Ar.Ayıran.
- irticāc-ı elektrikîdeyimElektrik titreşimleri.
- istikrarlı dengedeyimDaha önce sağlanmış bir dengenin bozulmasından sonra kendiliğinden daha önceki dengeye ulaşma durumu.
- istiktabkelimeis.Ar.Kutuplaşma.
- işkelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
- işitmelikkelimeis.Sesin oluşumu, yayılması, işitilmesi ve özellikleriyle uğraşan fizik dalı; akustik.
- itfakelimeis.Ar.Söndürme.
- itimkelimeis.İtmek eylemi ve bunun sonucu.
- itmekelimeis.İtmek eylemi.
- itmekkelimef.Bir şeyi kuvvet uygulayarak ileri doğru götürmek; ileriye doğru hareket ettirmek. .
- ittisakelimeis.Ar.Genişleme; uzama; bollaşma.
- ittisaikelimesf.Ar.Cisimlerin hacimce genişlemesiyle ilgili; genleşme ile ilgili; genleşmeye ait.
- ivmekelimeis.İvmek eylemi.
- iyonkelimeis.Yun.Bir veya birçok elektron kazanmış ya da kaybetmiş atom veya atom grubundan meydana gelen elektrik yüklü parçacık; yükün.
- iyon demetideyimİyonlaştırıcı parçacığın izlediği yol boyunca ya da yol çevresinde yoğun olarak toplanmış iyonlar grubu.
- iyon doz debisideyimÇok kısa süreli bir zaman aralığında oluşan iyon dozu artışının, bu zaman aralığına bölümü.
- iyon dozudeyimHava birim hacminde bulunan aynı işaretli iyonların elektrik yükleri toplamının, birim hacim kütlesine bölümü; birimi Coulomb’dur.
- iyon yoğunluğudeyimBir elemanter hacimde bulunan pozitif ya da negatif iyon sayısının bu hacme oranı.
- iyongramkelimeis.Fr.İyon durumundaki bir elementin bir molünün kütlesi.
- iyonlar arasıdeyim(Etkileşmeler için) iyonlar arasında meydana gelen.
- iyonlaşmakelimeis.İyon meydana gelme.
- iyonlaştırıcı gazölçerdeyimİyonlaştırıcı ışınım kaynağı içeren bir gazın hızını ölçmeye yarayan ölçüm aygıtı.
- iyonlaştırıcı ışınımdeyimDoğrudan veya dolaylı iyonlaştırıcı parçacıklarından ya da her ikisinin karışımından olan ışınım.
- iyonlaştırma akımıdeyimBir elektrik alanının etkisiyle, iyonlaştırma sonucu oluşan yüklü parçacıkların hareketinden kaynaklanan elektrik akımı.
- iyonlaştırma odasıdeyimİyon ve serbest elektron yüklerinin elektrotlarda toplanmasını sağlayan uygun gaz içerikli bir odacıktan oluşan ışınım bulucusu.
- iyonometrekelimeis.Fr.Gazların iyonlaşmasından yararlanarak, X ışınlarının miktarını ölçmeye yarayan alet.
- iz düşümüdeyimBir ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran üzerinde görüntü elde etme; projeksiyon.
- iz odasıdeyimİçinden geçen ya da içinde şekillenen iyonlaştırıcı parçacıkların izlerinin görünmelerini sağlayan oda.
- izalatörkelimeis.Fr.Bir iletkeni yalıtmaya yarayan şey; yalıtkan.
- izomer nüklidlerdeyimKütle sayıları ve atom numaraları aynı, fakat enerji durumları farklı olan nüklidler.
- julkelimeis.İng.Uygulama noktasına kendi yönünde bir metre yer değiştirten 1 nevtonluk bir kuvvetin yaptığı işe eşit iş; enerji ve ısı miktarı birimi, kısaltması: J.