1. kayyumiyetkelimeis.Ar.Ezelî ve ebedî olma durumu.
  2. kaziye-i muhkemedeyimKesin yargı.
  3. kaziye-i sālibedeyimOlumsuz önerme.
  4. kelamiyunkelimeis.Ar.İnançla ilgili konularda tartışma açan felsefeciler; kelamcılar.
  5. kelbiyunkelimeis.Ar.Kelbiye öğretisine bağlı olanlar; kinik; köpeksiler.
  6. kelime-i külliyedeyimKamu mantıkçılık.
  7. kendiliğindenlikkelimeis.Kendiliğinden olan şeyin niteliği.
  8. kendilikkelimeis.Bir nesnenin kendisi olmasını sağlayan şey; metafizik kişilik.
  9. kendindekelimeis.Dış görünüş veya tasavvurdan bağımsız olarak, nasılsa öyle kalan, var olan somut varlık; varlıkların kendi doğası; nesnenin doğal varlığı; töz;…
  10. kendinin nedenideyimHiçbir zaman kendinden başka hiçbir varlığa gerek duymamış, varlığını sürdürebilmek için bugün ve gelecekte de gerek duymayacak kadar büyük ve…
  11. kesiklikelimesf.Kesikleri olan.
  12. kesiksizkelimesf.Hiçbir kesintiye uğramadan devam eden; sürekli; devamlı.
  13. kesin bilgideyimDoğruluğundan kuşku duyulmayan bilgi; gerçek bilgi.
  14. kesincilikkelimeis.Ahlak yasasının kesin buyruk olduğunu savunan öğreti.
  15. kesinlikkelimeis.Kesin olan şeyin durumu; kesin olma durumu; katiyet.
  16. kesret-i ilāh mesleğideyimÇok tanrıcılık.
  17. kesretiyekelimeis.Ar.Gerçeğe ulaşılmada birden çok temel ilkenin varlığını kabul eden öğreti; çokçuluk; pluralizm.
  18. kevmekelimeis.Ar.Yığın; küme.
  19. kıstaskelimeis.Ar.Büyük terazi.
  20. kinetikkelimesf.Yun.Hareketle ilgili; harekete ait.
  21. kinikkelimeis.Yun.İnsanın erdem ve mutluluğa hiçbir değere bağlı olmadan, bütün gereksinmelerden sıyrılarak bağımsız kaldığı zaman ulaşabileceğini savunan öğreti…
  22. kinizmkelimeis.Yun.İnsanın erdem ve mutluluğa hiçbir değere bağlı olmadan, bütün gereksinmelerden sıyrılarak bağımsız kaldığı zaman ulaşabileceğini savunan öğreti;…
  23. kipkelimeis.eT.Kalıp; benzer; öğür; örnek, (1935’te yeniden).
  24. kiplikkelimeis.Önermelerin, yalın, belkili veya mecburî olma niteliklerinden her biri.
  25. kişicilikkelimeis.Hür ve yaratıcı kişilerin varlığını kabul eden ve bunların çok önemli bir yeri bulunduğunu ileri süren metafizik öğreti; kişiselcilik.
  26. kişiselcilikkelimeis.Hür ve yaratıcı kişilerin varlığını kabul eden ve bunların çok önemli bir yeri bulunduğunu ileri süren metafizik öğreti; kişicilik.
  27. kiyanikelimesf.Far.Evren doğumsal; kozmogonik.
  28. konseptüalizmkelimeis.Fr.Kavramın, onu bildiren dildeki karşılığı olan kelimeden ve sözden farklı bir gerçekliği olduğunu, gerçeğin zihinde bulunmadığını ileri süren…
  29. koşulkelimeis.Bir şeyin olması, meydana gelmesi, gerçekleşmesi veya yapılması için varlığı kesinlikle zorunlu olan durum; dış gereklilik; bağlam; şart.
  30. koşutçulukkelimeis.Kişide, aralarında hiçbir nedensel ilgi bulunmayan bedensel ve ruhsal olaylar dizisinin zaman içinde birlikte yer aldığını ileri süren öğreti; kişide…
  31. kozmogonikelimeis.Fr.Kâinatın meydana gelişini, kökenini, doğuşunu ve yaratılışını açıklamaya çalışan kuram; evren doğumu.
  32. kozmolojikelimeis.Fr.Evreni yöneten genel yasalar bilimi; evren bilimi.
  33. kozmopolitçilikkelimeis.ahl. Kendilerini dünya vatandaşı sayan stoacıların ahlak kuramı.
  34. kozmoskelimeis.Yun.Yıldızlar arası.
  35. kötükelimesf.eT.(Mal, malzeme, eşya vb. nesneler için) iyi nitelikte olmayan; bozuk; kalitesiz; kullanıma elverişli olmayan.
  36. kritikkelimesf.Yun.Eleştiri ile ilgili; eleştirme özelliği olan; eleştiren; eleştirmeye dayanan; eleştirel.
  37. kritisizmkelimeis.Fr.Bilgiyi eleştiren ve aklın sınırlarını belirlemeye çalışan Alman filozofu Kant’ın felsefesi; eleştirici felsefe; eleştirimcilik; eleştiricilik;…
  38. kurgukelimeis.Zemberekli bir şeyi kurmaya yarayan alet; kuracak.
  39. kuşkukelimeis.Güvensizlikten, işkilden ve tereddütten doğan uyanıklık hâli; şüphe, (1935).
  40. kuşkucukelimesf.Kuşku duyan; şüpheci.
  41. kuşkuculukkelimeis.Yargı belirtmekten kaçınma esasını güden felsefî öğreti; şüphecilik; septisizm.
  42. kutsalkelimesf.Çok derin ve güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken; mukaddes, (1942).
  43. kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
  44. lā-enekelimeBilgi nesnesi “ben” olmayan; özneye karşıt olarak dış dünya veya bilgi nesnesi.
  45. lā-vücûdkelimeBen dışı; özgeye ait; dış dünya veya bilgi nesnesi.
  46. laedrîkelimesf.Ar.Kime ait olduğu bilinmeyen; yazarı bilinmeyen; kime ait olduğu bilinmeyen şiir ve yazıların altına konulan kayıt.
  47. laiklikkelimeis.Laik olma durumu; siyasal ve toplumsal sistemin din ve devlet ayrılığı ilkesine dayanması; laisizm.
  48. lakaydiyekelimeis.Ar.İlgisizlik veya bilinçli bir tutum yüzünden belli durumlar, olaylar, öğretiler karşısında kayıtsız kalma; aldırmazlık; sekincilik; kiyetizm.
  49. lākaydiye mezhebideyimDingincilik.
  50. Leibnizcilikkelimeis.Alm.Bilginin salt deneyle açıklanamayacağını, kişide zorunlu ve evrensel gerçeklerin bulunduğunu, bunları deneyler yardımıyla keşfettiğimizi;…