500+ madde
- çurmakelimeis.Yun.Bir kadırgada kürek çekenlerin tümü.
- dablinkelimeis.İng.Bir geminin güverte veya borda saclarını güçlendirmek için kaynak yaparak ya da perçinlemek suretiyle kaplanan ikinci kat sac levha.
- dalgaölçerkelimeis.Rezonans yoluyla elektromanyetik dalgaların uzunluğunu ölçmeye yarayan alet; ondmetre.
- dalgayı başa almakdeyimGeminin yönünü dalgaların geldiği yöne doğru çevirmek.
- dalgıç elbisesideyimBir dalgıcın su altında kalmasını ve çalışmasını sağlayan giyecek ve donanım.
- dalgıç göğüs kurşunudeyimDalgıç elbisesi giyinmiş bir kimsenin ağırlığını artırmak için göğüs ve sırta taktıkları değişik kurşun levhalar.
- dalgıçlıkkelimeis.Dalgıcın işi ve mesleği.
- dambuçokelimeis.İt.Kaptan kamarası.
- danaburnukelimeis.zoolDüz kanatlılar takımının danaburnugiller familyasından, yer altında yaptığı uzun dehlizlerde ve geniş yuvalarda yaşayan, kazıcı ve sebzelerin…
- dandikelimeis.İng.Büyük bir kotra direği ile pupada ve dümen dolabının önünde daha küçük ikinci bir direği olan kıyı yelkenlisi.
- dar geçitdeyimİki kara parçası arasındaki su kanalı veya geçiş yolu.
- darağacıkelimeis.Far.İdam mahkûmlarını asmak için kurulan sehpa.
- davranmakkelimef.eT.Çabuk olmak; hemen harekete geçmek; acele etmek.
- dedveytkelimeis.İng.Bir geminin alabileceği yük miktarı.
- demir almakdeyimDemiri deniz dibinden kaldırıp geminin üzerine çekmek; denizde yol almaya hazırlanmak.
- demir atmakdeyimGemiyi istenilen yerde tutmak için çapayı denize salmak.
- demir bırakmakdeyimDemirin dibe takılması veya bir tehlike anında zincirini keserek demiri dipte bırakmak.
- demir hattıdeyimGemilerin bekleme durumunda demirleyebileceği yerleri harita üzerinde gösteren işaretler.
- demir kapıdeyimDemirden yapılmış kapı.
- demir kestirmekdeyimDemirin zinciri herhangi bir sebeple koparak dipte kalması olayı.
- demir taramakdeyimKuvvetli rüzgâr veya fırtına sebebiyle geminin demirli olduğu yerden sürüklenmesi.
- demir üzerinde yatmakdeyim(Gemi için) demirlemiş olarak durmak.
- demir yerideyimLiman içinde ve dışında gemilerin güvenle demir atabilecekleri yer.
- demirde yatmakdeyimDemirli olarak uzun süre bir yerde kalmak.
- demirlemekkelimef.Demirli hâle getirmek; demirden yapılmış parçalar takmak.
- demirlikelimesf.İçinde veya bileşiminde metal veya karışım hâlinde demir bulunan.
- demür komakdeyimDemir atmak.
- deniz fenerideyimDenizcilere geceleyin yol göstermek amacıyla kıyılarda veya adacık üzerinde kurulmuş, belirli aralıklarla yanıp sönen güçlü ışık kaynağı.
- deniz yoludeyimDeniz taşıtlarının izlemek zorunda oldukları yol.
- denk etmekdeyimBir tutmak.
- dere çökertmesideyimBüyük boy, kurşunlu serpme.
- deste etmekdeyimGemi halatlarını dümdüz germek.
- detveyt kapasitesideyimBir geminin yük, yakıt, kumanya ve içindeki insanlarla birlikte taşıyabileceği ağırlık.
- detveyt tonudeyimBir yük gemisinin yaz yükleme sınırına kadar yüklendiği zamanki taşıma kapasitesi.
- dik rüzgârdeyimBir geminin pruvasına karşı yönden esen rüzgâr.
- dikişkelimeis.Dikmek eylemi ve biçimi; iğne iplikle dikme.
- dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
- dilenci vapurudeyimBütün iskelelere uğrayarak sefer yapan yolcu vapuru.
- dingikelimeis.Hint.Bir tür küçük ve hafif kayık.
- diraversekelimeis.İt.Fırtınalı havalarda yelken azaltarak ve rüzgârı, dalgayı baş omuza alarak bekleme.
- direkkelimeis.eT.Ağaç, metal veya beton gibi malzemelerden yapılma düşey doğrultuda yerleştirilen uzun ve kalın destek.
- direkçikelimeis.Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kişi.
- diriççakelimeis.İt.Bir taraftan öbür tarafa dönme.
- diriçça etmekdeyimDönmek.
- dirisakelimeis.İt.Bir taraftan diğer tarafa dönme; döndürme.
- dirisa açısıdeyimBir geminin boylam ekseni ile gözlenen hedef arasındaki yatay açı.
- dirisa etmekdeyimBir bumbanın, bir yarım serenin hareket eden ucunu bir taraftan bir tarafa aktarmak için bunları başa, geriye çeviren ipleri çekmek.
- dispeçkelimeis.İng.Müşterek bir avaryada, deniz kazasında zarara uğrayan kişilere ödenecek olan, bunların uğradıkları zararları ve bunlar için yapılan masrafları kimin,…
- doğru rotadeyimİki liman arasına çizilen tek doğrudan ibaret rota.
- dokkelimeis.Holl.Gemilerin yükleme ve boşaltma yapması için rıhtımlarla çevrili havuz.