500+ madde
- cezirkelimeis.Ar.Kök.
- cezmkelimeis.Ar.Kesme.
- cinskelimeis.Yun.Tür; çeşit.
- cümlekelimeis.Ar.Hep; bütün.
- cümlecikkelimeis.Önerme.
- cümlemsikelimeis.Bir cümlenin anlamını tamamlayan, genellikle filimsilerle, dilek-şart kipiyle, çekimli eylemler ve ek eylemle birleşmiş ad soylu sözcüklerle kurulan…
- Çağataycakelimeis.Yirminci yüzyılda yerini Özbekçe’ye bırakmış olan on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar Orta Asya’da kullanılan tarihî Türk lehçesi.
- çatıkelimeis.Yol, dere vb.nin ikiye ayrıldığı yer.
- çekimkelimeis.Çekmek eylemi.
- çevrekelimeis.Bir nesnenin etrafını kuşatan, ona yakın olan yer ve nesnelerin bütünü; etraf; civar; muhit; dolay.
- çıkakkelimeis.Çıkış yeri; kaynak; mahreç.
- çıkarımkelimeis.Çıkarmak eylemi ve sonucu.
- çıkıtkelimeis.Çıkış yeri; kaynak; mahreç.
- çoğulkelimeis.Sayısı birden fazla olan; çok olan.
- çoklukkelimeis.Sayı bakımından çok olma durumu; kesret, ekseriyet.
- çözülmekelimeis.Çözülmek eylemi.
- çözümlemekelimeis.Bir konuyu açıklama ve sonuca bağlama eylemi.
- dağarcıkkelimeis.eT.Meşin, bez veya dokumadan yapılan torba.
- dahlekelimeis.Ar.Bir şeyin içi; iç yüzü.
- damaksıkelimeis.Boyundurukta öküzün boynunun altına gelen kısım.
- damaksıllaşmakelimeis.Bir kelimede art damaktan çıkan bir ünsüzün veya kalın ünlünün, ön damağa kayıp yumuşaması veya incelmesi. “yana > yine, alma > elma”
- damaksıllaşmışkelimeis.Damaksılaşan ve gerçekte damaksı olan ünsüz.
- damaksıllaştırmakelimeis.Bir ünsüzün boğumlanma noktasını sert damaktan ön damağa kaydırma.
- daralmakelimeis.Dar hâle gelme; küçülme; sıkışma.
- daraltıkelimeis.Bir organın çapını küçülten çevresel baskı.
- datifkelimeis.Lat.Fiilin yönünü gösteren ve yaklaşma ifade eden isim çekim durumu; yönelme durumu; yaklaşma durumu; -e hâli.
- dayanakkelimeis.Dayanılacak şey, güç; destek; mesnet, (1935).
- değerkelimeis.eT.Alınıp satılabilen bir şeyin para olarak karşılığı; kıymet; paha; fiyat.
- değerlikkelimeis.Herhangi bir elementin atomlarıyla birleşebilen hidrojen atomu sayısı.
- değişiklikkelimeis.Değişik, farklı, başka olma durumu.
- değişimkelimeis.Belirli bir zaman dilimi içinde meydana gelen değişikliklerin tümü.
- değişkekelimeis.Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik; modifikasyon.
- değiştirimkelimeis.Bir şeyin başka bir şeyin yerine geçirilmesi.
- denekkelimeis.Üzerinde deneme yapılan canlı, (1942).
- derilmekelimeis.Toplanma durumu ve eylemi.
- devirmekelimeis.Dik duran bir şeyi yatık veya baş aşağı duruma getirmek eylemi.
- deyikelimeis.Dil, işaret, söz gibi anlatım araçlarının tümü; anlatma gücü.
- diftongkelimeis.Yun.Tek hece oluşturan yan yana iki ünlü.
- disimilasyonkelimeis.Fr.Bir kelimede yan yana veya birbirine yakın bulunan aynı veya yakın seslerden birinin değişikliğe uğraması; benzeşmezlik; başkalaşma; ayrışım.
- dişilkelimeis.Bazı dillerde çekim ve sözdizimi bakımından özel biçimleniş gösteren kelime çeşidi; müennes, (1944).
- dişillikkelimeis.Dişil olma durumu.
- diyakronikelimeis.Fr.Zaman içindeki evrimleri açısından incelenen dil olayları; art zamanlılık.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dizimkelimeis.eT.Dizi; sıra.
- dönüşümkelimeis.Bir biçimden başka bir biçime girme olgusu; dönüşme eylemi.
- dönüşümcükelimeis.Dönüşümcülük yanlısı olan kişi.
- dördülkelimeis.Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dört köşeli yüzey; kare; murabba.
- durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
- düşmekelimeis.Düşmek eylemi.
- düşümkelimeis.Düşme.