1. ortamkelimeis.Bir kimsenin, bir topluluğun, ya da bir türün yaşadığı belli fiziksel etkenler bütünüyle tanımlanan yer.
  2. otomatkelimeis.Yun.Mekanik, hidrolik, pnömatik veya elektrikli düzenekler gibi uygun mekanizmalarla ve bilerek harekete geçirilen bir enerji kaynağının yardımıyla canlı…
  3. öbekkelimeis.Aynı cinsten ya da birbirine benzer nesnelerin oluşturduğu bütün; yığın; küme; grup.
  4. öykünümkelimeis.Öykünmek eylemi; benzeşim.
  5. paketkelimeis.Holland.Kâğıt, plastik vb. ile sarılmış bir ip, bant vb. ile bağlanmış ya da bir kutu içine yerleştirilmiş, elde taşınabilir büyüklükte nesne.
  6. parametrekelimeis.Yun.Bir cebirsel ifadede yer alan ve değeri isteğe göre belirlenebilen sayı.
  7. pascalkelimeis.Fr.1 m2’lik düzlemsel bir yüzeye dik olarak etkidiğinde bu yüzey üzerine toplam 1 newtonluk bir kuvvet uygulayan düzgün basınca eşdeğer basınç ölçüsü…
  8. romkelimekısalt. is.İng.Değiştirilemez bellek.
  9. sağrıkelimeis.eT.Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki omurga kısmı.
  10. satırkelimeis.Ar.Bir sayfa üzerine yatay olarak dizilmiş kelimeler sırası.
  11. sayfakelimeis.Ar.Üzerine yazı yazılan kâğıt, deri vb.nin her iki yüzünden biri.
  12. sayıkelimeis.Varlıkları saymaya, sayımını yapmaya, nesneleri sınıflandırmaya, nicelikleri ölçmeye, karşılaştırmaya yarayan kavram; sayma ve ölçme sonunda varılan…
  13. sayısallaştırmakelimeis.Sayısallaştırmak eylemi.
  14. sektörkelimeis.Lat.Bölüm; dal; kol; kesim.
  15. sergenkelimeis.Raf; mutfak rafı.
  16. serimkelimeis.Sermek eylemi.
  17. sıçramakelimeis.Sıçramak eylemi veya durum.
  18. sığakelimeis.İçine alma durumu; bir şeyin içinde bulunan hacim; kapasite.
  19. sıkıştırmakelimeis.Sıkıştırmak eylemi.
  20. simgekelimeis.Ar.Bir kavramı, bir düşünceyi belirten, bu kavram ve düşüncenin yansıtıcısı somut işaret; sembol; remiz, (1942).
  21. simülatörkelimeis.Fr.Benzetici.
  22. sistemkelimeis.Lat.Bilimsel bir bütün veya bir öğreti meydana getirebilecek biçimde birbirine bağlı ilkeler topluluğu; dizge.
  23. skanerkelimeis.İng.Resimleri kuvvetli ışık altında tarayarak bilgisayar ortamına aktaran elektronik aygıt; tarayıcı.
  24. softvarekelimeis.İng.Bilgisayara verilen plan, program ve çeşitli belletmeler; yazılım.
  25. sözcükkelimeis.Bir cümlenin kuruluşunda yer alan, bir sözcenin söz dizimsel ve anlamsal işleyişine katılan bir ya da birçok ses biriminden oluşan, belirli biçimde…
  26. sunucukelimeis.Radyo, televizyon yayınları ile bir gösteri vb. yerinde programı sunan kimseye verilen ad; takdimci.
  27. sunuşkelimeis.Sunmak eylemi ve biçimi.
  28. süreçkelimeis.Bir şeyin yapılış, üretiliş biçimini meydana getiren ve birbirine bağlı, sürekli işlemler ve eylemler dizisi; vetire.
  29. sürücükelimeis.Atlı ya da motorlu bir taşıtı yönetip süren kimse.
  30. sürümkelimeis.Sürmek eylemi.
  31. tablokelimeis.Fr.Üzerine resim yapılmış çerçeveli levha; bu şekilde yapılmış resim.
  32. tanılamakelimeis.Tanılamak eylemi; teşhis.
  33. tanımakelimeis.Tanımak eylemi.
  34. taramakelimeis.Taramak eylemi.
  35. tarayıcıkelimeis.Tarama işini yapan aygıt.
  36. taşınabilirlikkelimeis.Taşınabilir olma durumu; taşınabilir nesnenin niteliği.
  37. taşmakelimeis.Taşmak eylemi.
  38. terminalkelimeis.İng.En uçta bulunan şey; uç birim; son durak; sınırda.
  39. toplayıcıkelimeis.Toplamak eylemini yapan kişi ya da araç.
  40. tümlemekelimeis.Tümlemek eylemi.
  41. varlıkkelimeis.Var olma durumu; bir gerçekliği olma; mevcudiyet.
  42. verdikelimeis.Bir akarsuyun bir noktasından bir saniyede akan su miktarı; debi.
  43. verikelimeis.Bir tartışma, araştırma ve akıl yürütmede temel olarak kullanılan ve olduğu gibi kabul edilen öge; done; muta.
  44. virüskelimeis.Lat.Tek tip nükleik asit (DNA veya RNA) içeren, optik mikroskoplarla görünmeyen hastalık yapıcı mikrop.
  45. yazılımkelimeis.Yazılmak eylemi ve süreci.
  46. yazımkelimeis.Yazmak eylemi ve görünümü.
  47. yedeklemekelimeis.Yedeklemek eylemi.
  48. yinelemekelimeis.Yinelemek eylemi; tekrarlama.
  49. yinelenebilirlikkelimeis.Yinelenebilme özelliği.
  50. yongakelimeis.Kesilen, parçalanan, rendelenen şeylerden çıkan küçük parça; yontulmuş küçük odun parçaları; iri talaş; talaş.