bastırık

kelimeisim-ğı

bas-tır-ık

  1. 1

    Bastırılmış olan şey.

  2. 2

    {ağızlar}Ağırlık; baskı; yük.

  3. 3

    Bir kimseyi koruyup gözeten eğiten kişi.

  4. 4

    Sıkı eğitim; sıkı disiplin; baskı.

  5. 5

    Koruma; gözetme.

  6. 6

    Yasal olmayan, kötü ve iğrenç bir olayı, kabahati, suçu gizleme işi; örtbas etme.

  7. 7

    Yağmurdan sonra toprağın yüzünün sertleşmesi nedeniyle yüzeye çıkamayan filizlenmiş ekin; kaymak basması.

  8. 8

    Tohumun derin ekilme ya da kuraklık yüzünden çıkamaması hâli.

  9. 9

    Örtü.

  10. 10

    Ağır basma; kâbus.

  11. 11

    Hapishane.

  12. 12

    Kapı sürgüsü.

  13. 13

    Kapıyı arkadan güvenceye almak için konulan ağaç sopa; dayak.

  14. 14

    Ot yığını; mısır yığını; demet.

  15. 15

    Mahallenin ortak fırınları ile çamaşırhanelerde sırayı bellemek için taşlarla bastırılmış çalı vb.; nöbet.

  16. 16

    Yağ, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin yapıldığı, saklandığı yer.

  17. 17

    Çevre köy ve mera sütlerinin mandıracıya satılmak üzere toplandığı yer.

  18. 18

    Çay kenarındaki tarlaları su baskınından korumak için yapılan ağaç, taş vb. set.

  19. 19

    Üzüm şırası çıkarmakta kullanılan bir tür kaldıraç ve cendere düzeni.

    Derleme Sözlüğü