dizge

kelimeis.

diz-mek > diz-ge

  1. 1

    Bir bütün oluşturacak şekilde karşılıklı birbirine bağlı ögelerin tümü; sistem; manzume, (1942).

  2. 2

    fel.Bilimsel bir bütünlük ya da başlı başına bir öğreti oluşturacak biçimde birbirine bağlı olarak örgütlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler, ilkeler bütünü; sistem; manzume.

  3. 3

    Kendi içinde kapalı ve düzenli bir bütün.

  4. 4

    Birbirine bağlı bilimsel ya da felsefî düşünceler birliği.

  5. 5

    {ağız}Kadınların boyunlarına taktıkları altın gerdanlık.

    [DS]

  6. 6

    Nazım, (1935).