selinti

kelimeis.

Ar.seyl => sel-in-mek > selinti ?

  1. 1

    Yağış yüzünden meydana gelen taşkın su; sokaklarda oluşan küçük sel.

  2. 2

    Sel sularının aktığı yer; sel yatağı.

  3. 3

    {OsT}{ağız}{eAT}Selin getirdiği çerçöp; selin bıraktığı artıklar; sel birikintisi.

    [DS]

  4. 4

    {ağız}Bağ, bahçe ve evleri sel sularından korumak için toprak ya da ağaçtan yapılan engeller; setler.

    [DS]

  5. 5

    {ağız}Aralıksız yağan güçlü yağmur.

    [DS]

  6. 6

    {ağız}Deniz kıyısı; sahil.

    [DS]