tanımak
kelimef.Köken
tā-n-ı-mak > eT. tanū-mak > Moğ. tanı-mak (15. yy.)
Anlamlar
- 1
(Daha önceden görülen kişi için) görünce kim olduğunu hatırlamak.
- 2
(Daha önceden görülen nesne için) görünce ne olduğunu hatırlamak.
- 3
(Kişi için) özelliklerine bakarak ismini söyleyebilmek; kim olduğunu çıkarmak.
- 4
(Kişi, grup ya da hayvan için) onu iyi bilmek; davranışlarını ve duygularını sezebilmek; nasıl yaşadıklarını öğrenmiş olmak.
- 5
(Kişi için) kimliğini belirleyebilmek; bilip ayırt edebilmek; teşhis etmek; seçmek; ayırt etmek.
- 6
Hakkında doğru ve tam bilgi sahibi olmak.
- 7
(Kişi ve nesne için) onun kim ve ne olduğunu iyi bilmek.
- 8
Karşılaşmış olmak; tanışmış olmak; ilişki kurmak.
- 9
(Olumsuz çekimle) meydana gelen değişiklik yüzünden yabancı gibi gelmek; sonradan farkına varmak.
- 10
(Yer için) daha sonra yararlanmak amacıyla gezmek, görmek; durumunu ve özelliklerini öğrenmek.
- 11
(Hak, yetki vb. soyut şeyler için) birine ait saymak; ona vermek.
- 12
İçermek; kendinde bulundurmak.
- 13
(Açlık, yoksulluk vb. durum için) yaşamış olmak; sıkıntısını bilmek; o durumda bulunmuş olmak.
- 14
(Allah, Kur’an-ı Kerim vb. kutsal için) inanmak; saymak; bağlı olmak.
- 15
(Devlet, kurum yasa vb. için) yasal saymak; geçerli bulmak; uymayı kabul etmek.
- 16
(Soyut varlık, manevi değer vb. için) boyun eğmek; uymak; saymak.
- 17
(Kişi veya nesne için) kendine ait olduğunu ve hukukî yönden sorumluluğunu kabul etmek; varlığını kabul etmek.
- 18
(Kişi için) bir işte onu sorumlu olarak bilmek; sorumluluğun ona ait olduğunu baştan kabul etmek.
- 19
Bir kimseye, bir işi bitirmesi, tamamlaması, yapması için belli bir süre vermek; o kadar süreyi kabul etmek.
- 20
(Olumsuz çekimle) ayırt et(me)mek; fark gözet(me)mek; kayır(ma)mak.
- 21
{ağız}Dikkat etmek; gözetmek.
[DS]
- 22
{ağız}Bir kimseyi bir işte denemek; becerisini ölçmek.
[DS]