dolu
kelimesf.Köken
eT.tō-mak (doldurmak, kapatmak) > tōl-mak > tōl-u / dōl-ō > dol-u
طلو طولو
Anlamlar
- 1
İçi tamamen dolmuş bulunan.
- 2
Çok miktarda bulunan.
- 3
Alan olarak her yeri kaplanmış olan; hiçbir delik veya iç boşluğu bulunmayan.
- 4
Boş zamanı bulunmayan; çok meşgul.
- 5
(İş vb. için) çok olan.
- 6
(Ateşli silahlar için) namlusunda ateşlenmeye hazır mermisi bulunan.
- 7
{eAT}(Yay için) çekilerek gerilmiş ve atışa hazır durumda.
- 8
(Atıcılıkta vuruş için) isabet eden.
- 9
(Torna malzemesi için) delik açılmamış.
- 10
mecaz.Etkili bir duygu içinde bulunan; kafasında pek çok düşünce taşıyan.
- 11
Geniş bir bilgi birikimi bulunan.
- 12
(Dizgin için) gergin.
- 13
Gereğinden çok; fazla; bol.
- 14
{OsT}{eAT}is.İçki konulmuş kadeh.
- 15
İçmek veya sunmak için kadehe konulmuş rakı.
- 16
Atılan mermi.
- 17
argo.İçi esrarlı sigara.