sürüklemek

kelimef.

sür-ük-le-mek

  1. 1

    Bir şeyi yerden kaldırmaksızın, iterek ya da çekerek beraberinde götürmek.

  2. 2

    (Akar su için) götürmek.

  3. 3

    mecaz.(Kişi için) isteksiz olarak veya gereksiz yere beraberinde götürmek ya da getirmek; bir kimseyi gücünü, etkisini, yetkisini kullanarak bir yere yanında götürmek.

  4. 4

    mecaz.Aynı hareketi yaptırmak; bırakamayacak duruma getirmek.

  5. 5

    mecaz.(Kişi, toplum vb. için) kendi istenci dışında, üzerinde manevi bir baskı oluşturarak özgürce seçmesine olanak tanımaksızın bir eyleme yönlendirmek; içinden çıkılması güç bir duruma sokmak; kötü bir duruma, sonuca götürmek.

  6. 6

    mecaz.(Kitap, konuşma vb. için) güçlü bir ilgi uyandırarak dikkatin üzerinde yoğunlaşmasına neden olmak.

  7. 7

    (Gemi, vb. için) rüzgârın etkisi ile yolundan ya da bağlı bulunduğu yerden ayrılmak.