döküntü

kelimeis.

dök-üntü

دكندى

  1. 1

    Dökülmüş, saçılmış, dağınık duran şeyler.

  2. 2

    İşe yaramaz, bozuk veya eski şey.

  3. 3

    Dağılan bir topluluktan geriye kalanlar; yolculukta, yarışta en geridekiler.

  4. 4

    Cilt üzerinde ortaya çıkan sivilce türü hastalık.

  5. 5

    İş yapma gücü ve becerisi olmayan; ayak takımı.

  6. 6

    Yamaçlarda ufalanarak yuvarlanan kaya parçalarının eteklerde birikmesi ile oluşan yığınlar.

  7. 7

    Deniz yüzeyine yakın veya biraz üzerinde olan kaya parçaları.

  8. 8

    {ağız}Rüzgâr ya da olgunluk yüzünden dalından düşen meyveler.

    [DS]

  9. 9

    sf.İşe yaramayan, kırık dökük veya eski.

  10. 10

    {eAT}Bol bol dökülen; bol akan.