dip

kelimeis.-bi

eT.tǖb / dǖb > dip

دب

  1. 1

    {OsT}{eAT}Kök.

  2. 2

    Oyuk veya çukur bir yerin en alt bölümü.

  3. 3

    Bir kabın tabanı.

  4. 4

    Suyun altındaki toprak veya sert zemin.

  5. 5

    Bina, ağaç gibi dikili duran bir şeyin zemin ile birleştiği nokta veya çevresi.

  6. 6

    Dağ, tepe gibi yükseltili şeylerin eteği.

  7. 7

    Kapalı bir alanda girişin en uzak köşesi. Dip bucak.

  8. 8

    Deniz, ırmak, tarla, yurt gibi alan kaplayan şeylerin kıyısı, çok yakını; bitişiği. “Denizin dibinde demirden evler.”

  9. 9

    (Su için) yüzeyin karşıtı; iç.

  10. 10

    Bir kabın en altında kalmış yiyecek, içecek gibi şeyler.

  11. 11

    Düz olarak dokunduktan sonra üzerine altın veya sim ile işleme yapılan bir tür kumaş; sade arşın.

  12. 12

    {OsT}{eAT}Kadeh ve sini gibi kapların ayağı.

  13. 13

    {ağız}Havuç.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Lahana.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Yer elması.

    [DS]

  16. 16

    {ağız}Pancar ve kökü.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Çam ağacının kökü ve çırası.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Tütün bitkisinin en dipteki yaprakları.

    [DS]

  19. 19

    argo.Kıç.

  20. 20

    argo.Dişilik organı.