kurbağa
kelimeis.Köken
kur (yans.) + baka > kurbağa
Anlamlar
- 1
zool.Çıplak derili, sıçramaya, yüzmeye elverişli vücutlu, kendine has ötüşü ile tanınan, kuyruksuz iki yaşamlıların genel adı, (Rana esculanta).
- 2
İçine barut konularak zikzaklı biçimde katlanmış kâğıt borudan ibaret fişek.
- 3
Toprağın sıkıştırılması için kullanılan, sıçramalarla yer değiştiren bir yol yapım makinesi.
Bu sözcükle kurulan deyimler26
- ağaç kurbağası
- ata nal çakıldığını görmüş, kurbağa ayağını uzatmış
- attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek
- ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek
- göden kurbağa
- Kafkas kurbağası
- kara kurbağası
- kazan kurbağa
- kemikli kurbağa
- kurbağa adam
- kurbağa balığı
- kurbağa balığıgiller
- kurbağa gözü
- kurbağa otu
- kurbağa pisliği
- kurbağa testi
- kurbağa zehri
- kurbağa zehrigiller
- kuyruklu kurbağa
- öküz kurbağası
- sarımsak kurbağası
- siğilli kurbağa
- tekneli kurbağa
- yaprak kurbağası
- yaptığı hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
- yeşil kurbağa