saklamak

kelimefiil

sak > sak-lā-mak

صقلمق سقلامق صاقلامق

  1. 1

    {Eski Türkçe}Dikkat etmek.

    Kutadgu Bilig

  2. 2

    {Eski Türkçe}Tedbir almak; tanzim etmek.

  3. 3

    {Osmanlı Türkçesi}{Eski Anadolu Türkçesi}{Eski Türkçe}Korumak; sakınmak; himaye etmek; esirgemek; gözetmek.

    Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü·Kutadgu Bilig

  4. 4

    Bir şeyi görünmeyecek biçimde koymak; gizli bir yere kaldırmak; başkalarının göremeyeceği, bulamayacağı bir yere kaldırmak; gizlemek.

  5. 5

    Bir şeyin duyulmasını önlemek amacıyla kimseye söylememek; gizli tutmak.

  6. 6

    (Bir duygu veya durum için) belli etmemek; başkalarının anlamasına engel olmak; açığa vurmamak.

  7. 7

    (Duymaması, bilmemesi gereken bir şeyi) ona duyurmamak; ondan gizlemek.

  8. 8

    (Bir şeyi biri için) ona vermek üzere ayırmak; onun için elde bulundurmak; o kişiye ayırıp başkalarına vermemek.

  9. 9

    (Yiyecek, içecek vb. için) bozulmadan doğal hali ile kalmasını sağlamak; korumak; muhafaza etmek.

  10. 10

    Kaybolmaması için bir yere koymak.

  11. 11

    Elinde bulundurmak; tutmak.

  12. 12

    Daha sonra kullanılmak üzere bir yere ayırmak.