tavlamak

kelimefiil

tav-la-mak

  1. 1

    Tavlı hâle getirmek; tav vermek.

  2. 2

    İşlenecek bir maddeyi uygun sıcaklık ve nem derecesine getirmek; işlenecek duruma getirmek.

  3. 3

    mecaz anlamYolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak.

  4. 4

    argoBir kimseyi kandırmak; türlü oyunlarla onu elde etmek; kendi yanına çekmek.

  5. 5

    Karşı cinsten birini kendine bağlamak.

  6. 6

    Hayvanı besleyip semirtmek.

  7. 7

    Kâğıdın sertliğini gidermek amacıyla işlemden geçirmek.

  8. 8

    Cam eşyaların kırılganlığını gidermek üzere tavlama sıcaklığının üzerinde ısıttıktan sonra çok ağır soğumaya bırakmak.

  9. 9

    Bakırcılıkta, çekiç darbeleri ile sertleşen bakırı ısıttıktan sonra suya daldırarak tekrar işlenebilir yumuşaklığa getirmek.

  10. 10

    Sıvanın iyi tutması için sıvanacak yüzeyi önceden su ile ıslatmak.

  11. 11

    {Eski Anadolu Türkçesi}Ateşe tutup ısıtmak.

  12. 12

    {ağızlar}(Meşin, yufka, kıyılacak tütün, ekmek vb. için) su serpeleyerek yumuşatmak.

    Derleme Sözlüğü

  13. 13

    {ağızlar}Ocakta işlenen demir malzemeyi, akkor hâle getirdikten sonra birdenbire soğutarak sertleştirmek; çeliğe su vermek.

    Derleme Sözlüğü

  14. 14

    {ağızlar}Yağı tavada ısıtmak.

    Derleme Sözlüğü

  15. 15

    {ağızlar}Özendirmek; heveslendirmek.

    Derleme Sözlüğü

  16. 16

    {ağızlar}Bir kimseyi kavgaya zorlamak; kızıştırmak.

    Derleme Sözlüğü