sarma
kelimeisimKöken
sar-ma
صارمه
Anlamlar
- 1
Sarmak eylemi.
- 2
Bir şeyi saran, içine alan şey; zarf.
- 3
Kuşatma; çevirme; ihata.
- 4
Lahana, asma veya pazı yaprağından içine harç konularak sarmak suretiyle yapılan yemek; yaprak dolması; yaprak sarması.
- 5
İpliklerin yan yana sıralanarak meydana getirilmek istenen desen yüzeyini örtmesini sağlayacak biçimde yapılan nakış.
- 6
Fotoğraf filmi, sinema şeridi veya kaset bandının olağan akış dışında bir yanda toplanması.
- 7
Makinelerde veya motorlarda birbirine karşıt hareketli parçaların yağsızlık veya yağ eksikliği yüzünden sürtünme artışı sonucu durması ya da bir parçanın diğeri yönünde harekete geçmesi durumu.
- 8
{Osmanlı Türkçesi}{Eski Anadolu Türkçesi}sporGüreşte, üstteki güreşçinin alttaki rakibin ayakları arasına ayağını sokup içten doladıktan sonra sırt üstü çevirmek için yaptığı oyun.
- 9
Maden ocaklarında birbirine komşu iki galerinin, boyunduruklarını güçlendirmek ve birleştirmek için boyundurukları altına yerleştirilen kalın odun veya madenî tahkimat ögesi.
- 10
{ağızlar}Ahırlarda uzatma işini gören direk.
Derleme Sözlüğü
- 11
{ağızlar}Sigara.
Derleme Sözlüğü
- 12
{ağızlar}Üzeri işli, kadifeden bir tür kadın yeleği veya kısa kadın entarisi.
Derleme Sözlüğü
- 13
sıfatSarılarak yapılan.
- 14
{ağızlar}(Tüfek için) namlusu özel biçimde çelik tellerle yapılan.
Derleme Sözlüğü
- 15
{ağızlar}Denk veya sandıkların çevresine yapılan çember.
Derleme Sözlüğü
- 16
{ağızlar}Kol ve bacakları ağaca dolayarak, ağaca çıkma işi.
Derleme Sözlüğü