kaçırmak

kelimef.

kaç-ır-mak

  1. 1

    Kaçmak işini yaptırmak; kaçmasına yol açmak; kaçmasını sağlamak.

  2. 2

    Zor kullanarak ya da hile ile bir kimseyi alıp götürmek; zorla beraberinde götürmek.

  3. 3

    (Bir kimsenin) bir yerden gitmesine, orayı terk etmesine yol açmak; kaçmak zorunda bırakmak.

  4. 4

    (Taşıt için) zor kullanarak yolunu ve rotasını değiştirterek başka yere götürmek; yolcu ve çalışanları rehin almak.

  5. 5

    (Taşıt, randevu, programlı bir iş vb. için) zamanında yetişememek; geçtikten sonra gelmek; kalkış saatine yetişememek; geç kalmak.

  6. 6

    İlgili kişiye göstermemek; beraberinde bulundurmak.

  7. 7

    Yasa dışı yollarla ülkeye sokmak ya da ülkeden çıkarmak.

  8. 8

    Çalmak; gizlice almak, götürmek.

  9. 9

    Bir şeyden yararlanamamak; fırsatı değerlendirememek; bir daha ele geçmemek üzere kaybetmek.

  10. 10

    Olağan ölçünün üstüne çıkmak; aşırı gitmek; ölçüyü aşmak.

  11. 11

    Sızdırmak.

  12. 12

    (Yayın, gösterim için) zamanında izleyememek.

  13. 13

    (Kesici bir şey için) bir yerini yaralayacak şekilde kaydırmak.

  14. 14

    (Vergi için) geliri oranında ödememek; kazancının bir kısmını gizlemek; ödemesi gereken vergiden daha azını ödemek.

  15. 15

    Kendisini tutamayıp biraz çiş veya dışkısını yapmak; kalabalık yerde yellenmek; osurmak.

  16. 16

    (Tat, zevk vb. için) yok olmasına sebep olmak.

  17. 17

    Delirmek; aklını oynatmak.