tabla
kelimeis.(ta’bla)Köken
İt.tabula > Yun. tabla ? Ar. ṭable
Anlamlar
- 1
Yuvarlak, geniş ve düz olan şey; kurs.
- 2
Seyyar satıcıların kullandığı, içine yiyecek vb. konulan düz tahta tepsi.
- 3
{ağız}Yer sofralarında yemek konulan, yufka açılan, yerden bir karış yüksekliği olan bir tür masa; yuvarlak hamur tahtası; tahta sofra.
[DS]
- 4
Soba, mangal vb. altına konulan metal, mermer ya da ahşaptan yapılma altlık.
- 5
İçine sigara külü silkelemeye, izmaritleri koymaya yarayan küçük kap; sigara küllüğü; küllük.
- 6
Bir alet vb.nin geniş, düz bölümü.
- 7
At arabasında çatkı üzerine çakılan geniş, dörtgen tahta parçası.
- 8
bot.Ayçiçeğine benzer bitkilerde kömeçlerin düz ve geniş altlığı.
- 9
Makaraların dış yüzeyini oluşturan bölüm.
- 10
Yapılarda pencere altlarına, balkon dayanmalığına yerleştirilen yatay düz parça.
- 11
Petrol arama makinelerinin üzerinde çalıştığı düzlük.
- 12
Eni ve boyu oldukça geniş ahşap parça.
- 13
Masanın üst bölümü.
- 14
{OsT}Nişan yeri; hedef; amaç.
- 15
{ağız}folk.Kadın feslerinin çevresine dizilen altınlar.
[DS]
- 16
{ağız}Ahırlarda yem koymaya yarayan özel yerler.
[DS]
- 17
{ağız}Yazı yazılan boyalı tahta.
[DS]
- 18
{ağız}Çay, kahve tepsisi.
[DS]
- 19
{ağız}İçine un vb. koymaya yarayan kasnağına deri geçirilmiş bir tür kap.
[DS]
- 20
sf.Bir tablanın aldığı miktarda olan.
- 21
Tablaya benzeyen.