alan

kelimeis.

eT.alaŋ > alan

آلان آلاك

  1. 1

    Açık, düz ve geniş arazi; düz ve açık yer; düzlük; meydan; saha.

  2. 2

    Dağlar veya diğer doğal engeller arasındaki geniş ve açık düzlükler; ova; yayla; koyak; plato.

  3. 3

    Yerleşim birimlerinde binalarla çevrili kamuya ait geniş boşluklar; meydan; açıklık; agora.

  4. 4

    Futbol benzeri spor karşılaşmalarının yapıldığı, kendilerine göre belirli ölçüleri bulunan geniş oyun yeri; saha.

  5. 5

    Geometrik şekillerin yüzey ölçüsü.

  6. 6

    mec. Belli bir meslek veya ihtisas kapsamı. Edebiyat alanında ilerlemek istiyor.

  7. 7

    Bir kişi veya kuruluşun yetki ve sorumluluğu içinde bulunan iş. Polisin görev alanı içinde olduğundan jandarma karışmadı.

  8. 8

    {ağız}Orman içindeki açık ve ağaçsız yer.

    [DS]

  9. 9

    Fotoğraf makinesi, dürbün gibi araçlarda objektiften bakıldığında görülebilen bütün noktaları içine alan uzay parçası.

  10. 10

    {ağız}İki tarla arasındaki sınır.

    [DS]

  11. 11

    {ağız}Kır; ova.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Dışarı; açık; ortalık yer. 13. Çayır; çimenlik.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Ufuk.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Ekin tarlalarında tohumun bitmediği yerler.

    [DS]