167 madde
- açanikelimeis.Sansk.Soy; ırk.
- addınkelimezf.Diğer; başka; başkası.
- adutkelimeis.Avuç.
- agrıkkelimeis.Hasta; hastalık.
- arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
- artkelimeis.Arka taraf; geri.
- artıkelimeis.Aritmetikte toplama işleminin yapılacağını belirten + işareti; zait.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- aşçıkelimeis.Mesleği veya işi yemek yapmak olan kimse; aş pişiren; ahçı.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- avyakirtkelimeis.Skr.İzah edilemeyen; açıklanamayan; meçhullük; belirsizlik.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
- bagırsakkelimeis.Merhamet.
- bakırkelimeis.Esmer kızıl renkte, ısı ve elektriği iyi ileten, dövülerek şekillendirilebilecek yumuşaklıkta, atom numarası 29, kütlesi 63,34, ergime sıcaklığı 1084…
- balıkçıkelimeis.Balık tutan kimse.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- batmankelimeis.Miktarı yer yer 2,5 kg. ile 10 kg. arasında değişen eski bir ağırlık ölçüsü birimi.
- bayagutkelimeis.Zengin tüccar; zengin kimse.
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- berkligkelimezf.Muhafaza ederek.
- biliksizlikkelimeis.Bilgisizlik; cehalet.
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- biregükelimezm.Her biri.
- bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çinkelimeis.Çin.Gerçek; hakikat.
- çındankelimeis.Sansk.Sandal ağacı, (Santalum album).
- çıngkelimeis.Çin.Doğru.
- çıvgakelimeis.Ökse çubuğu.
- eçikelimeis.Amca.
- edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
- egimkelimeis.Kısım; parça; ayrım.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- emkelimeis.eT.İlaç; merhem; tedavi vasıtası.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
- erdemkelimeis.Sansk.Ahlak bakımından övülen iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı; fazilet; edep; terbiye; hüner; , (1935…
- erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
- eşkelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
- evrikkelimesf.Bir doğrultuya veya bir düzene göre ters doğrultuda olan.
- eymençkelimeis.Utanç; korku.
- hayukelimezm.Her kimse.
- içkelimeis.Herhangi bir yer, alan, cisim veya durumun sınırları arasında kalan yer; dahil.
- ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
- ınalkelimesf.İnanılır, güvenilir; itimat edilir.