- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- coplanmakkelimef.Cop sahibi olmak; cop edinmek; cop kuşanmak.
- egirtmekkelimef.İplik büktürmek; eğirtmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- söğülmekkelimef.Kebap etmek; kızartmak.
- yulmakkelimef.Kurtarmak; serbest bırakmak.