- arınmakkelimef.Temizlenmek istemek; yıkanmak; yunmak; arınmak; paklanmak; bedenini yıkamak; .
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- egirtmekkelimef.İplik büktürmek; eğirtmek.
- kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
- karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- ornanmakkelimef.Kanmak;
- özirkenmekkelimef.Kendi kişiliğine yığmak.
- saklanmakkelimef.Dikkat etmek; uyanık olmak.
- suçulmakkelimef.Çekilmek.
- tegilmekkelimef.Kör olmak; körlenmek.
- tetrülmekkelimef.Çevrilmek; ters olmak; kötü olmak; kötüleşmek.
- tıdılmakkelimef.Kaçınmak; çekinmek; kendini alıkoymak; kendine engel olmak.
- tıdınmakkelimef.Kaçınmak; sakınmak; kendine hâkim olmak.
- töşenmekkelimef.Döşenmek; kendi kendine döşemek.
- tutunmakkelimef.(Düşmemek için) sıkıca yapışmak; elleriyle sıkıca kavramak.
- yakılmakkelimef.Yakın gelmek; yaklaşmak.
- yığılmakkelimef.Çok sayıda birikmek; yığın oluşturmak; toplanmak.