500+ madde
- ağaçsızkelimesf.(Yer için) ağaç bulunmayan; çıplak.
- ağandekelimesf.Far.(Yastık, minder vb. için) tepip sıkıştırılarak doldurulmuş.
- ağarkelimesf.Ar.(At için) alnında beyaz benek bulunan.
- ağargankelimesf.Rengi uçmuş; ağarmış; solmuş.
- ağarıkkelimesf.Rengi solarak aklaşmış.
- ağaştekelimesf.Far.Bulaşmış; bulaşık.
- ağbakelimesf.Ar.Daha koyu; en koyu.
- ağberkelimesf.Ar.Çok tozlu.
- ağbeskelimesf.Ar.Kül rengi.
- ağcakelimesf.Akça; biraz ak.
- ağcamkelimesf. is.bknz. ağca
- ağdalıkelimesf.(Tatlı şerbeti için) koyulaşıp ağda hâline gelmiş.
- ağdalıkkelimesf.Ağda yapmaya ayrılmış olan.
- ağdırıkkelimesf.(Yük için) dengesiz; dengesi bozuk.
- ağdırıklıkelimesf.(Yük için) dengesi bozuk.
- ağferkelimesf.Ar.Affeden.
- ağılıkelimesf.Yapısında zehir bulunan veya içine zehir katılmış.
- ağımlıkelimesf.(Ayak için) üstü çok tümsek, ağımı fazla.
- ağınkelimesf.Dilsiz.
- ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
- ağırbaşlıkelimesf.(Kişi için) ölçülü davranan, olgun; ciddi; vakur; dingin; dölek; efendi; müteenni; rabıtalı; temkinli; vakarlı; vakur.
- ağırkanlıkelimesf.Yavaş hareket eden, uyuşuk.
- ağırrakkelimesf.Az ağır; ağır sayılabilecek; ağırca.
- ağırsakkelimesf.Ağır davranan; yavaş giden.
- ağızlıkelimesf.Ağzı bulunan; ağız sahibi olan.
- ağızsıkelimesf.Ağza benzer; ağız gibi.
- ağızsılkelimesf.Ağız boşluğunda meydana gelen sesler.
- ağızsızkelimesf.Ağzı olmayan.
- ağiştekelimesf.Far.bknz. agaşte
- ağlakkelimesf.Eksik.
- ağlamaklıkelimesf.Ağlamaya hazır; ağlamak üzere.
- ağlamalıkelimesf.Ağlama özelliğini taşıyan; ağlar gibi; ağlayacak durumda.
- ağlamışkelimesf.(Göz için) ağladığı belli olan.
- ağlamsıkelimesf.Ağlayacak duruma gelmiş; ağlamaklı.
- ağlançıkelimesf.Çabuk ağlayan
- ağlatıcıkelimesf.(Durum için) ağlamaya sebep olacak.
- ağlayıkkelimesf.Ağladığı hâlinden belli olan; kederli.
- ağlazkelimesf.Olur olmaz şeylere ağlayan kimse; sulu göz.
- ağlazkelimesf.Ar.Çok çirkin; pek kaba; pek yakışıksız.
- ağlebkelimesf.Ar.Daha kuvvetli; en kuvvetli.
- ağlefkelimesf.Ar.Sandıkta kapalı.
- ağlezkelimesf.Ar.Daha kaba; pek kaba; çok çirkin.
- ağlıkelimesf.Ağı bulunan.
- ağnakelimesf.Ar.Daha zengin; çok zengin; en zengin.
- ağrebkelimesf.Ar.Çok tuhaf; şaşırtıcı; acayip.
- ağrıcaklıkelimesf.(Kişi için) hastalıktan kurtulamayan; hastalıklı; ağrılı; sızılı.
- ağrıkkelimesf.Düşkün; müptela.
- ağrıkkelimesf.(Yiyecek, özellikle et için) bozulmaya, kokmaya yüz tutmuş; ağırlaşmış.
- ağrıklıkelimesf.(Kişi için) hastalıktan kurtulamayan; müzmin hastalığa tutulmuş; hastalıklı; ağrılı; sızılı.
- ağrılıkelimesf.(Organ için) ağrıyan, ağrımakta olan.