500+ madde
- açarkelimeis.Anahtar.
- açarkelimeis.Turşu; aperatif.
- açarkelimeis.Erme.Yeni doğmuş erkek buzağı.
- açarikelimeis.Sansk.Öğretmen; hoca; üstat.
- açavelekelimeis.İt.Serenlerin son derece prasye olunma durumu.
- açgıkelimeis.Halı, kilim gibi yaygı.
- açgukelimeis.Anahtar.
- açguçukelimeis.Kan alıcı.
- açıkelimeis.Başlangıç noktaları ortak iki yarı doğru arasındaki açıklık (1937).
- açıkelimeis.Yaşlı kadın; hanım nine.
- açıgkelimeis.Bolluk içinde yaşama; nimet içinde yaşayış; bolluk.
- açıglıkkelimeis.Acılık.
- açıkkelimeis.Büyük kardeş.
- açıkağızkelimeis.Turpgillerden bir bitki, (Hesperis acris).
- açıkçıkelimeis.Borsada tahvillerin düşmesinden yararlanarak çok miktarda tahvil satın alıp değerlendiği zaman satış yapan borsacı; spekülatör.
- açıkgözlükkelimeis.Açıkgöz olanın durumu.
- açıkgözlükkelimeis.Açık göz olma durumu.
- açıklamakelimeis.Açıklamak işi.
- açıklanmakelimeis.Açıklama yapılmak işi.
- açıklarkelimeis.tar. İmparatorluk döneminde Tuna nehri üzerinde karşıdan karşıya yük ve yolcu taşıyan üstü açık deniz taşıtlarına verilen ad.
- açıklaşmakelimeis.Açıklaşmak işi.
- açıklaştırmakelimeis.Açıklaştırmak işi.
- açıklatmakelimeis.Birine yaptırılan açıklama işi.
- açıklayışkelimeis.Açıklama işi; «Bunu açıklayışı hoş olmadı.»
- açıklıkkelimeis.İki nesne arasındaki uzaklık; mesafe.
- açıklıkölçerkelimeis.Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan aygıt.
- açılamakelimeis.Keşif ve araştırma.
- açılımkelimeis.Açılmak işinin sonucu; yeni boyutlar kazanma, genişleme (1935).
- açılışkelimeis.Açılma biçimi.
- açılmakelimeis.Açılmak fiili ve eylemi.
- açımkelimeis.Bir eserin veya kanun maddesinin anlaşılması zor kısımlarını açıklamak; şerh.
- açımlamakelimeis.Bir konuyu derinlemesine araştırıp gerçeği ortaya çıkarma.
- açımlanmakelimeis.Açımlama yapılma işi.
- açındırmakelimeis.Geliştirme; inkişaf ettirme.
- açınımkelimeis.Teknik resimde geometrik bir cismin bütün yüzeylerinin izdüşümünü alarak görünüşünü bir tek düzlem üzerinde göstermek.
- açınmakelimeis.Açınmak fiili.
- açınsamakelimeis.Bir yerin coğrafi özelliklerini belirlemek amacıyla yerinde yapılan ayrıntılı araştırma ve inceleme; istikşaf.
- açıortaykelimeis.Bir açının tepe noktasından çıkarak o açıyı iki eşit açıya bölen yarı doğru; «İki komşu yarı doğrunun açıortayı bunlardan eşit uzaklıkta bulunan…
- açıölçerkelimeis.Açı ölçmede kullanılan aletlerin genel adı; iletki; gonyometre.
- açışkelimeis.Açma işi.
- açıtkelimeis.İnşaatlarda kapı ve pencere için duvarda bırakılan boşluk.
- açitakelimeis.Sansk.Semavi çalgıcı; göksel çalgıcı.
- açkaçkelimeis.Anahtar
- açkahkelimeis.Erme.Gözde çıkan arpacık.
- açkıkelimeis.Bir yüzeyi düz ve kaygan hâle getirmek işlemi; perdah.
- açkıcıkelimeis.Açkı yapan kimse; perdahçı.
- açkılamakelimeis.Bir yüzeyi sert cisimlerle sürterek parlak ve kaygan hâle getirme.
- açkılanmakelimeis.Açkılanmak işi.
- açkılıkkelimeis.Yufka açmak için kullanılan un, nişasta vb.; uğra.
- açkukelimeis.Açacak, parlatacak şey; cila.